Multilingual Turkish Dictionary

English

English
PARLEY : English Turkish

v. görüşmek, barış görüşmesi yapmak, konuşmak, yabancı dil konuşmak

PARLIAMENT : English Turkish

n. parlamento, meclis

PARLIAMENT BUILDING : English Turkish

n. meclis binası

PARLIAMENT FUNKADELIC : English Turkish

George Clinton ve Bootsy Collins tarafından 1970'lerde kurulan Amerikan funk müzik grubu

PARLIAMENT HOUSE : English Turkish

parlamento evi, İsrail hükümetinin bulunduğu bina

PARLIAMENT IS NOW IN RECESS : English Turkish

Parlamento faaliyetleri geçici olarak askıya alınmıştır

PARLIAMENTARIAN : English Turkish

adj. parlamento, meclis

PARLIAMENTARIAN : English Turkish

n. parlamenter, milletvekili

PARLIAMENTARISM : English Turkish

n. parlamenter sistem

PARLIAMENTARY : English Turkish

adj. parlamentoya ait, meclis, kibar, nazik

PARLIAMENTARY PRIVATE SECRETARY : English Turkish

n. parlamento özel sekreteri, (İngiliz İngilizcesi) PPS, bir bakana yardımcı olan İngiliz parlamento üyesi

PARLIAMENTARY SESSION : English Turkish

n. Parlamento toplantısı, Parlamento çalışması

PARLOR : English Turkish

n. salon, oturma odası

PARLOR GAME : English Turkish

n. evde oynanan oyun

PARLOR TRICKS : English Turkish

n. hokkabazlık, marifetler

PARLORMAID : English Turkish

n. sofra hizmetçisi

PARLOUR : English Turkish

n. salon, oturma odası

PARLOURMAID : English Turkish

n. sofra hizmetçisi

PARLOUS : English Turkish

adv. fazlasıyla, aşırı derecede

PARLOUS : English Turkish

adj. tehlikeli, ürkütücü

PARMA : English Turkish

n. parma

PARMENTIER : English Turkish

adj. patates ile birlikte servis etme, patatesle beraber hazırlanması (yiyeceğin)

PARMESAN : English Turkish

adj. İtalya'nın Parma şehrine ait yada onunla alakalı

PARMESAN : English Turkish

n. parma'ya ait, parma peyniri

PARNASSIAN : English Turkish

adj. Yunan dağı Parnassus ile alakalı; şiirsel çalışmalarla alakalı; şiirsel; 19'uncu yüzyıl Fransız şairler okulu ile alakalı