Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
FÂTİHA-İ KELÂM : Ottoman Turkish

Sözün başlangıcı

FÂTİHÂNE : Ottoman Turkish

fatihçe

FÂTİNÜLASR : Ottoman Turkish

asrın en akıllısı

FÂTIR : Ottoman Turkish

enzeri bulunmayan eserleri yaratan Allah

FÂTIR SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in
suresi. Melâike Suresi de denir. Mekkîdir

FÂTIR-ÜS SEMÂVÂT : Ottoman Turkish

Gökleri yaratan, Allah

FÂZIL : Ottoman Turkish

faziletli, üstün

FÂŞ : Ottoman Turkish

ortaya çıkmış

: Ottoman Turkish

"Arabçada harf-i cerrdir. Mekâna ve zamana âidiyyeti bildirir. Ta'lil için, isti'lâ için ve yine harf-i cerr olan ""bâ, ilâ, min, maa"" harflerinin yerine kullanılır. Geçen mef'ul ile gelecek fasıl arasında geçer. Te'kid mânası da vardı. (L.R.)Başka bir ifade ile kısaca (fî)
""İçinde, içine, hakkında, hususunda, üzere, dâir, mütedair, beherine ve herbirine"" mânalarına gelir. Kelimenin başına yazılır ve o kelimeyi ""i"" diye okuttuğu için ona harf-i cerr denir. Farsçada ""Der"", ""Fî"" yerinde kullanılır."

: Ottoman Turkish

içinde, içine, hakkında, üzere, dair

FÎ-İ CÂRÎ : Ottoman Turkish

Geçer değer, muteber fiat

FÎ-İ MAKTU' : Ottoman Turkish

Biçilmiş kıymet, kararlaştırılmış değer

FÎ-ZAMANİNA : Ottoman Turkish

Devrimizde. Zamanımızda

FÎF : Ottoman Turkish

(C: Efyâf- Füyuf) Düz yer

FÎH : Ottoman Turkish

(Fî-h) Onda, onun hakkında

FÎHİ NAZAR(UN) : Ottoman Turkish

"Şüphe edilen bir mes'ele hakkında söylenir. ""Ona bir bakmak, tetkik etmek lâzımdır"" demektir."

FÎHİNAZARUN : Ottoman Turkish

ir bakmak lâzım!

FÎKA : Ottoman Turkish

(C Efavık-Efvak) İki defa sütü sağmak arasında biriken süt

FÎSEBİLİLLAH : Ottoman Turkish

Allah yolunda. Allah için

FÎSEBÎLİLLÂH : Ottoman Turkish

sadece Allah için

FÎZÂR : Ottoman Turkish

inilti, inleme

FÜC'E : Ottoman Turkish

Ansızın, birdenbire

FÜC'ETEN : Ottoman Turkish

Apansızın. Birdenbire. Ansızın. Hiç beklenmedik anda

FÜCCAR : Ottoman Turkish

(Fâcir. C.) Günahkârlar. Açıktan günah işleyenler

FÜCCÂR : Ottoman Turkish

günahkârlar