Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
GAMGAMA : Ottoman Turkish

Haykırma. Muharebe edenlerin bağırtısı. * Kalb dinlendiğinde işitilen ses. * Sözü, belirsiz söylemek. * Kalbin bulunduğu yer

GAMGAMA : Ottoman Turkish

haykırma

GAMGÎN : Ottoman Turkish

gamlı, kaygılı

GAMİC : Ottoman Turkish

Huy ve tabiatı doğru ve istikametli olmayan

GAMİDE : Ottoman Turkish

Yemen'de bir kabilenin adı

GAMİR : Ottoman Turkish

Kurumamış yeşil ot

GAML : Ottoman Turkish

Tüyünü yolmak için deriyi dürüp gömmek

GAMM : Ottoman Turkish

Keder, tasa, dert, elem, kaygı

GAMM-ABAD : Ottoman Turkish

f. Keder ve hüznü bol. Gamlı

GAMM-ALUD : Ottoman Turkish

f. Kederli, gamlı, hüzünlü, kaygı veren

GAMM-DÎDE : Ottoman Turkish

Kederli, tasalı, gamlı, hüzünlü

GAMM-FEZA : Ottoman Turkish

f. Kederi artıran, hüznü çoğaltan

GAMM-GÎN : Ottoman Turkish

f. Kederli, hüzünlü, gamlı

GAMM-GÜSAR : Ottoman Turkish

f. Teselli veren, gam ve kederi defeden dert ortağı. Arkadaş

GAMM-GÜSÂR : Ottoman Turkish

f. Teselli veren, hüzün ve kederi defeden

GAMM-HANE : Ottoman Turkish

f. Hüzün ve tasa yeri. * Mc: Dünya

GAMM-HAR : Ottoman Turkish

f. Kederlenen, hüzünlenen, tasalanan

GAMM-NAK : Ottoman Turkish

Gamlı, kederli

GAMM-NİSAR : Ottoman Turkish

f. Hüzün veren, kederli eden

GAMM-PENAH : Ottoman Turkish

f. Tasalı yer, kederli yer. Kederin, tasanın sığındığı yer

GAMM-PERVER : Ottoman Turkish

f. Keder veren, hüzünlendiren, gam artıran

GAMM-ZEDE : Ottoman Turkish

f. Kederli, hüzünlü, gamlı, tasalı

GAMM-I FİRKAT : Ottoman Turkish

Uzaklık gamı, ayrılık derdi

GAMMAZ : Ottoman Turkish

Birisine iftira ederek zarar veren. Münafık, fitneci. * Adamın ayıplarını arayıp gizli şikâyet eden. * Tersane kethüdalarına mahsus altı çifte kayık

GAMMAZ : Ottoman Turkish

söz taşıyıcı