Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HARİCÎ : Ottoman Turkish

Dışarıya âit olan. İçeriye âit olmayan. Dış ile alâkalı. Ecnebiye âit. * Zorba ve âsi olan. * Seyyid olmadığı halde seyyidlik iddia eden. * Vaktiyle Hazret-i Ali Kerremallâhü veche'ye âsi olan fırka-i dâlle ashabından herbiri. (Bak: Havaric Vak'ası)

HARİCÎ : Ottoman Turkish

dışa ait, dış ile ilgili

HARİCÎLER : Ottoman Turkish

islâm tarihindeki asi ve sapık topluluklardan biri

HARİD : Ottoman Turkish

Satın alma

HARİD(E) : Ottoman Turkish

(C.: Harâid) Kız, evlenmemiş kız. * Delinmemiş inci

HARİDAR : Ottoman Turkish

Satın alıcı, satın alan

HARİDE : Ottoman Turkish

Satın alınmış

HARİF : Ottoman Turkish

(Hırfet. den) Meslekdaş, san'at arkadaşı. Teklifsiz dost. * Herif, âdi insan

HARİFANE : Ottoman Turkish

f. Esnafça. Herkes kendi masrafını, hissesine düşeni vermek suretiyle, ortaklıkla yapılan

HARİFE : Ottoman Turkish

(C.: Harâif) Ev için sonbahar hazırlığı

HARİFÎ : Ottoman Turkish

Sonbaharla alâkalı

HARİK : Ottoman Turkish

Omuz küreklerinin arası

HARİKIYET : Ottoman Turkish

harikalık

HARİR : Ottoman Turkish

İpek. İpekten yapılmış. * Harâretli. Sıcak

HARİRİYE : Ottoman Turkish

Un ve süt ile yapılan bulamaç

HARİRÎ : Ottoman Turkish

"(Kasım bin Ali) (Mi:
1122) Irak'ta doğdu. İnhitat (çöküş) devrinin ediblerindendir. ""Makamat"" adlı eseriyle şöhret bulmuştur. Bediüzzaman-ı Hemedanî'nin Makamları misal alınarak yazılmış elli makameyi (nutukları) ihtiva eder."

HARİS : Ottoman Turkish

Süngü demiri. * Soğuk olan şey

HARİSTAN : Ottoman Turkish

f. Çalılık, dikenlik

HARİTA : Ottoman Turkish

yun. Yeryüzünün veya bir parçasının belli bir ölçüye göre küçültülerek muvafık bir yere çizilen taslağı. * Dağarcık, kulplu kese

HARİTA : Ottoman Turkish

ir yerin coğrafî durumunu bildiren çizgiler

HARİYE : Ottoman Turkish

Yavuz bir yılan

HARİZME : Ottoman Turkish

Azgın hayvanların ağzına ve ayının dudağının üstüne geçirilen demir halka

HARİŞ : Ottoman Turkish

f. Kaşınma, kaşıma

HARK : Ottoman Turkish

Yarma. Yırtma. * Su akacak yarık yer

HARK : Ottoman Turkish

yakma