Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HELEZON : Ottoman Turkish

gittikçe daralan iç içe daireler

HELEZONÎ : Ottoman Turkish

Helezon şeklinde olan. Sümüklü böcek kabuğu şeklinde olan, gittikçe darlaşır daire biçiminde olan

HELHEL : Ottoman Turkish

Seyrek, ince, dakik şey. * Öldürücü zehir

HELHELE : Ottoman Turkish

Okuyucunun tesirli nağmeyi tekrar etmesi. * Unu seyrek elekten elemek. * Teenni ile encamını beklemek. * Bir şeye pek yaklaşıp çatmak

HELİKOPTER : Ottoman Turkish

Fr. Pervanesi tepesinde bulunan ve olduğu yerde durabilen, dikine kalkış ve iniş yapabilen bir uçak

HELKAM : Ottoman Turkish

Yaşlı kadın, acuze

HELKES : Ottoman Turkish

Alçak adam

HELLAB (HELLÂBE) : Ottoman Turkish

Yağmurlu soğuk rüzgâr

HELLE : Ottoman Turkish

(C.: Hilâl) Azıcık sesi yükseltmek

HELLÜM : Ottoman Turkish

Beri gel (mânasına gelir.)

HELMİNMEZÎD : Ottoman Turkish

daha yok mu?

HELS : Ottoman Turkish

Çok hayır. * Gizlemek, saklamak

HELSAS : Ottoman Turkish

Cemaat, topluluk

HELTAT : Ottoman Turkish

Cemaat, topluluk

HELTÎ : Ottoman Turkish

Bir ot cinsi

HELU' : Ottoman Turkish

Sabrı az, hırsı çok olan. Sabırsız olup her halini halka şikâyet eden insan

HELUK : Ottoman Turkish

Helâk olucu, helâk olan. * Fâcire kadın. Kötü hayata alışmış kadın

HELVA SOHBETLERİ : Ottoman Turkish

Eskiden kış mevsiminin başlıca eğlencelerinden biriydi. Bu eğlenceler, her sınıf halk arasında rağbetteydi. Devlet erkânı, vükelâ, zengin konak sahibleri ve orta halli halk kendi imkânları ölçüsünde helva sohbetleri düzenler, eş ve ahbabına ziyafetler verirdi. Vükelânın düzenlediği sohbetler tantanalı ve hayli masraflı olurdu. Bu sohbetlere zamanın şairleri, edebiyatçıları, nükte ve sohbetleriyle meşhur olmuş kişiler, sazende ve hanendeler davet edilirdi. Kışın en soğuk kırk günü olan erbain'i sağ ve sağlıklı olarak geçirenler kurbanlar keser ve helva sohbetleri bundan sonra düzenlenirdi. Sohbetin en renkli eğlencesi keten helvası yapımıydı. (O.T.D.S.)

HELVA' : Ottoman Turkish

Hızlı yürüyüşlü davar

HELVA-GER : Ottoman Turkish

f. Helvacı

HELVA-HANE : Ottoman Turkish

f. İçinde helva pişirilen genişçe ve derinliği az tencere. * Tar: Saray için her türlü tatlı yiyeceklerin yapılmasına yarayan saray mutfağının bir bölümü

HELVAYÎ : Ottoman Turkish

Helva satan. Helvacı

HELYOSTAT : Ottoman Turkish

Yansıyan güneş ışınlarını, belli bir doğrultuya yöneltmeğe ve bu doğrultuda tutmaya yarayan bir ayna ile bir ayar sisteminden meydana gelen tertibat

HELYOTERAPİ : Ottoman Turkish

Fr. Güneşle tedavi

HELÂK : Ottoman Turkish

mahvolma, yıkılma