Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HEDM : Ottoman Turkish

Yıkmak, harab etmek. Parçalamak, mahvetmek. * Birisine vurup belini kırmak. (Râgibâ, düşmanın aldanma tevazularına.Seyl, divârın ayağın öperek hedmeyler.)(Râgıp Paşa)

HEDM : Ottoman Turkish

yıkmak

HEDM (HİDM) : Ottoman Turkish

(C.: Ehdâm) Eski elbiseler

HEDMELE : Ottoman Turkish

(C.: Hedmelât) Ağacı çok olan kumlu yer

HEDN : Ottoman Turkish

Vakar, ciddiyet

HEDNE : Ottoman Turkish

Sükun, sessizlik, durgunluk

HEDR : Ottoman Turkish

Galeyan etmek. * Ot büyümek. * Güvercin ötmek

HEDS : Ottoman Turkish

Sürmek. * Reddetmek. * Haykırıp bağırmak

HEDUC : Ottoman Turkish

Eserken gümleyen rüzgâr

HEDY : Ottoman Turkish

Cenab-ı Hakk'ın rızası için veya ihramda iken yapılması yasak olan herhangi bir fiili işlemekten dolayı kusurunu affettirmek ricasiyle, keffaret olarak Harem-i Şerif'e götürülen veya kendisi veya parası gönderilen kurban

HEDÂYÂ : Ottoman Turkish

hediyeler

HEDÎ : Ottoman Turkish

(C.: Hevâdî) Mürşid. * Boyun

HEDÎL : Ottoman Turkish

Erkek güvercin. Güvercin sesi

HEDÎR : Ottoman Turkish

Güvercin kuşlarının ötmesi. * Aygırın kişnemesi

HEFAF : Ottoman Turkish

Hafif berrak nesne

HEFAFE : Ottoman Turkish

Parlamak

HEFEVAT : Ottoman Turkish

(Hefve. C) Yanlışlıklar, yanılmalar. * Ayak kayması. Sürçmeler, kaymalar

HEFFAT : Ottoman Turkish

Ahmak

HEFHAF : Ottoman Turkish

Yeynicek, hafif mizaçlı kimse

HEFHEFE : Ottoman Turkish

İnce belli olmak

HEFT : Ottoman Turkish

f. Yedi sayısı

HEFT-AHTER : Ottoman Turkish

f. Yedi gezegen. Yedi seyyâre

HEFT-ASMAN : Ottoman Turkish

Yedi kat gök

HEFT-DANE : Ottoman Turkish

Aşure adı verilen bir cins tatlıyı yapmakta kullanılan yedi çeşit tahıl

HEFT-DERYA : Ottoman Turkish

Yedi deniz. Pasifik okyanusu, Atlas okyanusu, Karadeniz, Akdeniz, Taberiye, Aral ve Hazer