Turkish
HECE : Ottoman Turkish
(Hecâ) Bir defada söylenebilen, bir veya birkaç harfden meydana gelen sözcük. * Harfleri birer birer söyleyerek okuma
HECE VEZNİ : Ottoman Turkish
"Türklerin eskiden kullandıkları nazım âhengi ölçüsüdür ki, buna ""parmak hesabı"" da denir. Parmak hesabı, Türk edebiyatının başlangıcından XI. yy. a, yani Türklerin aruz veznini öğrenmelerine kadar Türk nazmının yegâne âhengi idi. Aruz vezni kabul edilmekle beraber, hece vezni terkedilmeyerek yine halk edebiyatında kullanılagelmiştir. Hece vezninin 3 den 16 ya kadar muhtelif heceli ölçüleri vardır. En çok kullanılanları 7, 8, 11 ve 14 lü hecelerdir."
HECEF : Ottoman Turkish
Yaşlı devekuşu. * Ağır ve boş kimse
HECEMAT : Ottoman Turkish
Hamleler, taarruzlar, hücumlar
HECENNA' : Ottoman Turkish
Uzun ve şişman gövdeli kimse. * Başı dazlak, yaşlı kimse. * Başı dazlak olan devekuşu
HECES : Ottoman Turkish
Gönüle düşen hatıralar
HECHECE : Ottoman Turkish
Çağırmak
HECİ' : Ottoman Turkish
Yer yarığı. * Derin dere
HECİL : Ottoman Turkish
İki dağ arasındaki çukurca kısım. Vâdi
HECİME : Ottoman Turkish
Tulukta biriktirilip ekşitildikten sonra içilen ve köremez denilen süt. * Yoğurt
HECİN : Ottoman Turkish
Pek hızlı yürüyen bir cins deve. * Arap atı ile diğer cins attan doğmuş melez at
HECİR : Ottoman Turkish
Yaz mevsiminde öğle vaktindeki sıcaklık. * Otun kuruması. * Büyük havuz
HECL : Ottoman Turkish
İki dağ arasındaki çukur ve düz yer. * Atmak
HECM : Ottoman Turkish
Hamle etmek. Saldırmak. * Büyük kadeh
HECME : Ottoman Turkish
şiddet, sertlik
HECMEC : Ottoman Turkish
Koç
HECMET-ÜŞ-ŞİTÂ : Ottoman Turkish
Kışın şiddeti. Soğuğun sertliği
HECR : Ottoman Turkish
Ayrılık, firak. * Tıb: Sayıklamak. Hezeyan. (Bak: Hicr) * Çok sıcak günlerde öğle vakti
HECR-İ CEMİL : Ottoman Turkish
Kalben ve fikren onlardan uzak durup fiillerinde onlara uymamakla beraber, kötülüklerine karşılık vermeğe kalkışmayıp müsamaha, idare ve güzel ahlâk ile hüsn-i muhalefet etmek. (E.T.)
HECS : Ottoman Turkish
Gönüle düşen hâtıralar
HECV : Ottoman Turkish
(Hicv) Medh ü senânın zıddı. Kötüleme. Birisi hakkında kötülemek için söylenen söz veya manzume. (Bak: Heccâv)
HECÂ : Ottoman Turkish
ses artıran harfler, harflerin dizilişi
HECÂÎ : Ottoman Turkish
heca ile ilgili
HEDA : Ottoman Turkish
Sakin olmak
HEDAD : Ottoman Turkish
Yemen'de bir kabile
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani