Turkish
HUFALE : Ottoman Turkish
Arpa, buğday ve pirinç kabuğundan saçılan. * Her kabuklunun arınıp pâk olanı. * Her nesnenin kemi ve yaramazı. * Yağ tortusu. * Şıra sıkıntısı ve kepeği
HUFARE : Ottoman Turkish
Ahd. * Ücret. * Hayâ şiddeti
HUFAS : Ottoman Turkish
Isırdığı yer acımayıp zarar vermeyen yılan
HUFDUD : Ottoman Turkish
Bir kuş ismi
HUFF : Ottoman Turkish
Abdest alınırken üzerine meshedilebilen mest vs. gibi ayakkabı. * Deve tabanı isimli bir nebat
HUFFAZ : Ottoman Turkish
(Hâfız. C.) Hâfızlar
HUFFAŞ : Ottoman Turkish
Yarasa. Gece kuşu
HUFFAŞ : Ottoman Turkish
yarasa
HUFFÂZ : Ottoman Turkish
hafızlar
HUFNE : Ottoman Turkish
(C.: Hufün) Çukur
HUFRE : Ottoman Turkish
Kazılmış çukur. Oyuk
HUFRE : Ottoman Turkish
çukur
HUFRETEYN : Ottoman Turkish
İki çukur. İki delik
HUFRETEYN-İ ENF : Ottoman Turkish
Burun delikleri
HUFTE : Ottoman Turkish
(C.: Huftegân) Yatmış, uyumuş
HUFTE-GÂN : Ottoman Turkish
(Hufte. C.) f. Yatmış olanlar, yatıp uyumuş olan kişiler
HUFTE-GÎ : Ottoman Turkish
f. Yatıp uyuma
HUFUF : Ottoman Turkish
Maişet şiddeti, geçim zorluğu. * Darlık
HUFUK : Ottoman Turkish
Dolanmak
HUFUT : Ottoman Turkish
Sâkin olmak. Ateşin sönmesi. * Sesin kesilmesi
HUFVE : Ottoman Turkish
Yalın ayak olmak
HUFYE : Ottoman Turkish
Saklanma, gizlenme. * Etrafı herhangi bir şeyle ihata edilen şey
HUH : Ottoman Turkish
(C.: Huvhât) Şeftali. * Duvardaki ışık girecek delik
HUK : Ottoman Turkish
f. Domuz, hınzır
HUK-BAN : Ottoman Turkish
f. Domuz çobanı
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani