Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HIBK : Ottoman Turkish

Yellenmek

HIBNE : Ottoman Turkish

(C.: Hıben) Büyük çıban

HIBRAK : Ottoman Turkish

Yellenme

HIBRE : Ottoman Turkish

Tecrübe etmek, denemek, sınamak

HIBRE (HABRE) : Ottoman Turkish

(C.: Hıber-Hıberât) Yemeni, alaca renkli bez

HIBSE : Ottoman Turkish

Yaramaz, habis nesne

HIBTE : Ottoman Turkish

Azıcık süt. * Bir içim su

HIBVE (HUBVE) : Ottoman Turkish

(C.: Hubâ) Gökyüzüne yayılmış büyük bulut. * Dizlerini büküp, mak'adı üzerine oturup, elleri dizleri altından bağlamak. * Bele takılan şey

HIBIK : Ottoman Turkish

Uzun, tavil. * Hızlı yürüyüşlü at

HICCE : Ottoman Turkish

(C.: Hıcec) Bir kere haccetmek. * Sünnet

HIDA' : Ottoman Turkish

Hile

HIDAC : Ottoman Turkish

Eksik, noksan

HIDANE : Ottoman Turkish

(Bak: Hızane)

HIDARE : Ottoman Turkish

Oturma, ikamet

HIDEB : Ottoman Turkish

şişman gövdeli kimse

HIDEMAT : Ottoman Turkish

(Bak: Hidemat)

HIDEMM : Ottoman Turkish

Bahşişi çok olan kimse

HIDK : Ottoman Turkish

Kesmek. * İhâta etmek, kaplamak, içine almak

HIDN : Ottoman Turkish

Koltuk altından yan başına varana kadar, kucak. * Nahiye. * Canip, taraf

HIDR : Ottoman Turkish

Mâni, engel. * Perde, hâil

HIDRELLEZ : Ottoman Turkish

(Hıdırellez) Rumi Nisan ayının
gününe verilen addır. Bu tarih 6 Mayıs'a tekabül eder. Doğrusu Hızır ve İlyas'tır

HIDÎV : Ottoman Turkish

f. Vezir, âsaf. * Kral nâibi. * Osmanlı Padişahı Abdülaziz zamanında (
1876) Mısır valilerine verilen ünvan. Sultan Abdülaziz, hıdîv ünvanını Büyük Fuad Paşa'nın arzusu üzerine ilk olarak Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın torunu olan İsmail Paşa'ya verdi. (8/6/1867) İsmail Paşadan sonra oğlu Tevfik Paşa, daha sonra da Abbas Hilmi Paşa, Mısır Hıdîvi oldular. Mısır hıdîvleri protokol bakımından şeyhülislâm ve sadrazam ile aynı derecede idiler

HIDÎVÂNE : Ottoman Turkish

f. Bir vezire veya Mısır hıdîvine yakışır şekil ve surette

HIFA' : Ottoman Turkish

Her şeyin örtüsü ve perdesi. * Kırba örtüsü

HIFAF : Ottoman Turkish

Yeyni, hafif