Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HÜSÜNPEREST : Ottoman Turkish

güzellik düşkünü

HÜSÜNŞİKEN : Ottoman Turkish

güzellik bozucu

HÜTAF : Ottoman Turkish

Çağırma, seslenme

HÜTAME : Ottoman Turkish

Kesinti, kırpıntı. Parça

HÜTKE : Ottoman Turkish

Perde yırtılıp rezil olmak

HÜTR : Ottoman Turkish

Ahmaklık, hamâkat, budalalık

HÜTTAK : Ottoman Turkish

(Hâtik. C.) Bozanlar. * Yırtanlar

HÜTU' : Ottoman Turkish

Boyun uzatmak. * Çok nazar etmek, çok bakmak

HÜTUL : Ottoman Turkish

Sürekli yağmur yağma

HÜTUN : Ottoman Turkish

Sürekli yağmur yağma

HÜV' : Ottoman Turkish

Kusmak

HÜVAL : Ottoman Turkish

Kundura kalıbının yukarı kısmını genişletmek için kullanılan takoz

HÜVALLAH : Ottoman Turkish

o Allahtır

HÜVAM : Ottoman Turkish

Hayranlık hâli

HÜVE : Ottoman Turkish

Arabçada: O (mânasına işâret zamiri)

HÜVE : Ottoman Turkish

o, Allah

HÜVE AHSEN : Ottoman Turkish

O daha güzeldir, en güzeldir

HÜVE HAKK(UN) : Ottoman Turkish

O da haktır. O da bir haktır. (Bak: Ehakk)

HÜVE HASEN(ÜN) : Ottoman Turkish

O bir güzeldir, hasendir

HÜVE HÜVESİNE : Ottoman Turkish

(Türkçe bir tabirdir) Noktası noktasına, hiç değişiklik yapmadan, aynen

HÜVE-L AHSEN : Ottoman Turkish

Sadece ve yalnız en güzel O'dur

HÜVE-L BAKÎ : Ottoman Turkish

Bâkî ancak O'dur. Allah (C.C.)

HÜVE-L EHAD : Ottoman Turkish

O Allah birdir. (Bak: Ehad)

HÜVE-L HAKKU : Ottoman Turkish

Hak sadece O'dur

HÜVE-L HASEN : Ottoman Turkish

Sadece, yalnız o güzeldir