Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HIZVE : Ottoman Turkish

Kadının, kocası yanında hürmetli, izzetli ve mertebeli olması

HIZY : Ottoman Turkish

Hor ve zelil olmak. * Rüsvay olmak

HIZZET : Ottoman Turkish

Mertebe, menzile, derece

HIZÂN : Ottoman Turkish

hazine

HIZIR : Ottoman Turkish

Kurânda adı geçen mübarek bir zatın ismi

HIZIR (A.S.) : Ottoman Turkish

İkinci tabaka-i hayat mertebesine mazhar olan ve Kur'an-ı Kerim tefsirlerinde ismi zikredilen bir zât-ı kerim. (Bak: Meratib-i hayat)

HIÇKIRIK : Ottoman Turkish

t. Fazla yemekten ve asabi sebeplerden diyaframın kasılması ve akciğerlerdeki havanın şiddetli ve gürültülü bir şekilde dışarı atılması. * Boğaz tıkanacak surette ve derinden iç çekerek ağlama

HIŞ'A : Ottoman Turkish

Doğum anında ölen annenin karnı yarılarak çıkarılan çocuk

HIŞAŞ : Ottoman Turkish

Başı küçük adam. * Küçük başlı yılan. * Devenin burnuna geçirdikleri burunduruk. * Kuşlardan, dimağı olmayan. * Çuval. * Cânip, taraf. * Sinir

HIŞF : Ottoman Turkish

Geyik yavrusu

HIŞM : Ottoman Turkish

f. Öfke, hiddet, gazap, kızgınlık

HIŞM : Ottoman Turkish

öfke, hiddet

HIŞM-GÎN : Ottoman Turkish

f. Dargın, öfkeli, kızgın, darılmış, gücenmiş

HIŞM-NÂK : Ottoman Turkish

f. Kızgın, öfkeli, hiddetli, hışımlı

HIŞM-ÂLUD : Ottoman Turkish

(Hışm-gîn, Hışmîn, Hışm-nâk) Kızgın, öfkeli

HIŞT : Ottoman Turkish

Küçük mızrak şeklinde, ortasında ipten örtülü bir halka olan ve orta parmağa geçirilerek atılan eski bir savaş âleti. * Kerpiç. * Tuğla

HIŞT-TABE : Ottoman Turkish

f. Tuğla ocağı

HIŞT-ZEN : Ottoman Turkish

f. Kerpiç veya tuğla yapan kimse

HIŞT-I HAM : Ottoman Turkish

Ham kerpiç. Tam pişmemiş kerpiç. Güneşte kurutulan kerpiç

HIŞT-I PUHTE : Ottoman Turkish

Fırında pişirilmiş tuğla

HIŞTEK : Ottoman Turkish

f. Küçük kerpiç

HIŞV : Ottoman Turkish

Geyik buzağısı

HIŞIR : Ottoman Turkish

Kavun ve karpuzun kabuk kısmı. * Olgunlaşmamış kavun. * Kötü bir tabaklama neticesinde, bazı kısımları sert kalan deri. * Mc: Kaba, görgüsüz ve salak kimse

I'SAR : Ottoman Turkish

Ayağını kaydırıp yere yıkmak

IBARE : Ottoman Turkish

Beyan etmek, açıklamak