Turkish
Turkish
IRRİS : Ottoman Turkish
Arslan yatağı
IRS : Ottoman Turkish
Koca ile karıdan her biri. * Nâmus
İRS : Ottoman Turkish
miras, kalıtım
İRSİYET : Ottoman Turkish
kalıtım
İRSÂ : Ottoman Turkish
sağlamlaştırma
İRSÂL : Ottoman Turkish
gönderilme
İRSÂLÂT : Ottoman Turkish
göndermeler
IRSÎ : Ottoman Turkish
Gelincik dedikleri hayvanın rengine benzer bir renk
İRTİBÂT : Ottoman Turkish
ağlılık, ilgi
İRTİCÂ : Ottoman Turkish
geri dönücülük
İRTİCÂC : Ottoman Turkish
çalkalanma
İRTİCÂKÂRÂNE : Ottoman Turkish
geri dönercesine
İRTİCÂLEN : Ottoman Turkish
hazırlıksız söyleme
İRTİCÂLÎ : Ottoman Turkish
hazırlıksız konuşma
İRTİDÂD : Ottoman Turkish
dinden dönme
İRTİDÂDKÂR : Ottoman Turkish
dininden dönen
İRTİFÂ : Ottoman Turkish
yükseklik
İRTİHÂL : Ottoman Turkish
göçme, ölme
İRTİKÂB : Ottoman Turkish
işleme
İRTİSAM : Ottoman Turkish
esmedilme
İRTİŞÂ : Ottoman Turkish
üşvetçilik
IRTIR : Ottoman Turkish
Yerinden ayrılmak
IRV : Ottoman Turkish
(C.: Arâ) Cemaat, topluluk
IRZ : Ottoman Turkish
Namus. Temizlik. Cinsî haysiyet. * Ehil ve ıyal. İnsanın korumağa mükellef olduğu nefsi, hasebi, şerefi ve mahremleri, zemmedilecek veya medhedilebilecek durumları
IRZA : Ottoman Turkish
Çayırlık, çimenlik. Otu bol olan yer
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani