Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
IS'AB : Ottoman Turkish

Güç. Çetin bulmak. Güçleştirmek. Zorlaştırmak

IS'AD : Ottoman Turkish

Yukarı çıkarmak. Yükseltmek. * Mekke-i Mükerreme'ye gitmek. * İnbikten geçirmek

IS'AR : Ottoman Turkish

Enaniyet ve kibirle surat asma

IS'AS : Ottoman Turkish

Gece karanlığı başlamak, karanlık basmak. * Karanlığın açılması. * Bulutun yere yakın olması. * Peşinden gitmek

İSA : Ottoman Turkish

dört büyük peygamberden biri

ISABE : Ottoman Turkish

(C.: Asâib) Cemaat, topluluk. * Tıb: Yaraları sarmakta kullanılan bağ, yara bantı. * Başa sarılan ve şeâir-i İslâmiyeden olan sarık

ISADET : Ottoman Turkish

Avlatmak

ISAGA : Ottoman Turkish

Kuyumculuk yapma. * Eritilmiş maddeleri kalıba dökme

ISAHA : Ottoman Turkish

Kulak verip dinleme

ISALET : Ottoman Turkish

Hamle yapmak. * Ulaşmak

ISAM : Ottoman Turkish

Göze çekilen sürme. * Kırba bağı. * Kırba örtüsü

ISARE : Ottoman Turkish

Çadır kazığı. * Çadır ipi

ISARET : Ottoman Turkish

Meylettirmek, eğmek

ISATA : Ottoman Turkish

Seslenme, ses çıkarma

ISBA' : Ottoman Turkish

Tulu etmek, meyletmek

ISBAH : Ottoman Turkish

Seher vakti. Sabah vakti. * Gafil olmamak. Uyanıklık

ISBAR : Ottoman Turkish

Sabrettirmek

İSBÂT : Ottoman Turkish

delil göstererek hakikatı ortaya koyma

ISBI' : Ottoman Turkish

(Usbu'-Asba'-Asbi') Parmak

ISDA' : Ottoman Turkish

(Sadâ. dan) Yankı. Aks-i sada. Sesin bir yere çarpıp dönmesiyle duyulan ikinci ses

ISDAD : Ottoman Turkish

Men'etmek, engel olmak, geri döndürmek

ISDAK : Ottoman Turkish

Verilecek parayı kadının nikâhında tesbit edip kararlaştırma

ISDAR : Ottoman Turkish

(Sudur. dan) Çıkarma, çıkarılma, sudur ettirme. * Deveyi sudan geri döndürmek. * Rücu ettirmek, geri döndürmek, vazgeçirmek

İSEVÎ : Ottoman Turkish

isa aleyhisselâmın dininden olan kimse

İSEVÎLİK : Ottoman Turkish

isa aleyhisselâmın dini