Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ISMAM : Ottoman Turkish

Şişenin ağzını tıkama. * Sağırlaştırma, duymaz hâle getirme

İSMAR : Ottoman Turkish

meyve verme

ISMARLAMA : Ottoman Turkish

Sipariş verme, emanet etme. Hususi siparişle yaptırılmış, hazır alınmayan

ISMAT : Ottoman Turkish

Susturma, susturulma, sükut ettirme

İSMET : Ottoman Turkish

masumluk, temizlik

ISMİ'LAL : Ottoman Turkish

Muhkem olmak, sağlam olmak. * Otların birbirine dolaşmaları

İSMİFÂİL : Ottoman Turkish

kimin iş yaptığını bildiren isim, özne

İSMİÂZAM : Ottoman Turkish

en büyük ilâhî isim

İSMULLAH : Ottoman Turkish

Allah adı

ISNA' : Ottoman Turkish

Yardım etme, yardımda bulunma

ISNAKAT : Ottoman Turkish

El darlığı. * Men'etmek, engel olmak

ISNAN : Ottoman Turkish

Israr etme, inat etme, ayak direme. * Gücenme, darılma. * Gururlanma, kibirlenme

İSNÂAŞER : Ottoman Turkish

on iki

İSNÂD : Ottoman Turkish

dayandırma

İSNÂDÂT : Ottoman Turkish

dayandırmalar

ISPARMACA : Ottoman Turkish

Deniz içinde birkaç zincirin birbirine karışması

ISPARÇANA : Ottoman Turkish

Halatın üzerine sarılmış olan ip. * Halatın yapıldığı bükmelerin herbiri

ISPAVLİ : Ottoman Turkish

Eskiden gemilerde kullanılan bir çeşit kalın sicim

ISPAZMOZ : Ottoman Turkish

Sinirlerde beliren gerginlik ve titreme

İSPİRTİZMA : Ottoman Turkish

cinlerle konuşup da ruhlarla konuştuklarını sananların fikri

ISR : Ottoman Turkish

Ahd. Sözleşme. Yemin. * Kulakta küpe deliği. * Şiddetli ahkâm ve teklifler. * Altındakini yerinde tutan ağırlık, bağ

ISRAH : Ottoman Turkish

Medet yetişmek, yardım gelmek

ISRAM : Ottoman Turkish

Derviş olmak

ISRAR : Ottoman Turkish

Bir fikir veya meşru dâvadan dönmemek. Direnmek, sebat etmek. Hayırlı bir hâl üzere sadakatla kalmayı istemek

İSRÂ : Ottoman Turkish

geceleyin götürme