Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İZÂFÎ : Ottoman Turkish

göreli, göreceli

İZÂLE : Ottoman Turkish

giderme

İZÂM : Ottoman Turkish

üyükler

İZÂN : Ottoman Turkish

anlayış

İZÂNÎ : Ottoman Turkish

anlayışla ilgili

İZÂR : Ottoman Turkish

elbise

IZÎN : Ottoman Turkish

(İze. C.) Her biri bir fırkaya mensub. Parça parça, fırka fırka. Müteferrik hâlde

İÂDE : Ottoman Turkish

geri verme

İÂDETEN : Ottoman Turkish

geri vererek

İÂNE : Ottoman Turkish

yardım

İÂNÂT : Ottoman Turkish

yardımlar

İÂŞE : Ottoman Turkish

geçindirme, besleme

İĞBİRAR : Ottoman Turkish

kırılma, gücenme

İĞDAB : Ottoman Turkish

öfkelendirme

İĞDİŞ : Ottoman Turkish

urulmuş

İĞFAL : Ottoman Turkish

aldatma, ayartma

İĞFALÂT : Ottoman Turkish

iğfaller, aldatmalar

IĞLAK : Ottoman Turkish

(Bak: İğlâk)

İĞLAK : Ottoman Turkish

kapalılık, anlaşılmazlık

IĞRAZ : Ottoman Turkish

(Bak: İğraz)

İĞTİNAM : Ottoman Turkish

yağmalama

İĞTİŞAŞ : Ottoman Turkish

karışıklık

IĞVA : Ottoman Turkish

(Bak: İğva)

İĞVA : Ottoman Turkish

azdırma, baştan çıkarma

IŞAEYN : Ottoman Turkish

Akşam ile yatsı zamanı