Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
JAJÎ : Ottoman Turkish

f. Tereyağı ile karışık peynirin tuluma konan şekli

JAKETATAY : Ottoman Turkish

Fr. Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlakça kesilmiş olan resmi ceket

JALE : Ottoman Turkish

f. Çiğ. Kırağı. (Bak: Şebnem)

JALE-İ EŞK : Ottoman Turkish

Gözyaşı jâlesi. Kırağı tânesine benziyen gözyaşı

JALEDAR : Ottoman Turkish

f. Üzerine çiğ düşmüş, kırağılanmış

JALERİZ : Ottoman Turkish

f. Çiğ saçan, kırağı saçan

JANDARMA : Ottoman Turkish

Fr. Yurt içinde asayişi sağlamak gayesiyle meydana getirilen ve orduya mensup silâhlı kuvvet. Ve bu kuvvette yer alan asker

JANDARMA : Ottoman Turkish

asayişle görevli asker

JAR : Ottoman Turkish

Zaif, takatsiz, bitkin

JARDİNİYER : Ottoman Turkish

Fr. Salonlara süs için konulan ve içine çiçek ekilmek üzere bir sandığı bulunan bir mobilya

JARTİYER : Ottoman Turkish

Fr. Çorap bağı

JEAN : Ottoman Turkish

Dev. Gayet büyük. Dev cüsseli

JEGALE : Ottoman Turkish

f. Çığlık, nâra. * Darı ekmeği

JEGAND : Ottoman Turkish

f. Sağlamlık, metanet. * Vahşi ve yırtıcı hayvanların korkunç sesi

JEGAR : Ottoman Turkish

f. Küf, kir, pas. * Yüksek ses, nâra

JEH : Ottoman Turkish

f. Siğil, sivilce

JELATİN : Ottoman Turkish

Fr. Tıbda ve fotoğrafçılıkta kullanılan şeffaf, renksiz ve kokusuz bir cisim. Hayvanların kemik ve kıkırdak gibi kısımlarından elde edilir. * Bir cins kâğıt

JELATİN : Ottoman Turkish

kokusuz bir madde, bir cins kağıt

JENDE : Ottoman Turkish

f. Yamalı, eski. * Eski-püskü. Pejmürde

JENDEPUŞ : Ottoman Turkish

f. Yamalı hırka giyen kimse. Fakir

JENG : Ottoman Turkish

f. Pas, küf, kir

JENG-BAR : Ottoman Turkish

f. Pas saçan

JENG-BESTE : Ottoman Turkish

f. Paslı, kirli, küflü, pas tutmuş

JENG-DAR : Ottoman Turkish

f. Küflü, paslı, kirli

JENG-PEZİR : Ottoman Turkish

Paslı, küflü, kirli