Turkish
KAHF : Ottoman Turkish
Kap içindeki suyun tamamını içme
KAHHAR : Ottoman Turkish
Galib-i Mutlak ve her an kahretmeğe muktedir olan Allah (C.C.) Hak Celle ve A'lâ'nın esmâ ve sıfâtındandır
KAHHARANE : Ottoman Turkish
Kahharcasına. Kahredercesine
KAHHÂR : Ottoman Turkish
kahreden
KAHHÂRÂNE : Ottoman Turkish
kahredercesine
KAHİF : Ottoman Turkish
Şiddetli yağmur
KAHİR : Ottoman Turkish
(A, uzun okunur) Üstün gelen. Yenen. Galip gelen. * Zorlayan. Mecbur eden
KAHİR : Ottoman Turkish
üstün gelen
KAHİR-ÜL EŞRÂR : Ottoman Turkish
Şerleri ve kötülükleri ortadan kaldırıp yok eden. Haydutları kahreden
KAHİR-ÜS SÜMUM : Ottoman Turkish
Panzehir
KAHİT : Ottoman Turkish
Şiddetli kıtlık olan sene
KAHİZ : Ottoman Turkish
Müşkil, zor nesne
KAHKAHA : Ottoman Turkish
Yüksek sesle ve çokça gülme
KAHKAHA' : Ottoman Turkish
Öldürücü bir yılan
KAHKAHAZEN : Ottoman Turkish
f. Kahkaha atan, fazlaca yüksek sesle gülen
KAHKAR : Ottoman Turkish
Katı, sert, sağlam taş
KAHKARA : Ottoman Turkish
Geri geriye gelme, dövüşerek çekilme
KAHKARİYE : Ottoman Turkish
Geri dönme. Rücu'
KAHKARÎ : Ottoman Turkish
Birdenbire geri dönme, aniden arkaya dönme. * Geri çekilmekle ilgili, geri dönmekle ilgili
KAHL : Ottoman Turkish
Göze sürme çekmek
KAHL (KUHUL) : Ottoman Turkish
Kurumak
KAHLESE : Ottoman Turkish
Yuvarlak baş
KAHM : Ottoman Turkish
(Kuhum)
Düşünmeden kendini bir iş içine atmak
KAHPE : Ottoman Turkish
(Bak: Kahbe)
KAHR : Ottoman Turkish
Yaşlı, ihtiyar kişi. * Yaşlı at. * Yaşlı deve
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani