Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
KURUZ : Ottoman Turkish

(Karz. C.) Borçlar. Ödünç olarak verilen paralar

KURZUB : Ottoman Turkish

Fakir kimse

KURZUM : Ottoman Turkish

Kavafların ve kunduracıların üzerinde gön ve sahtiyan kesip düzelttikleri yuvarlak tahtalar

KURZÜL : Ottoman Turkish

Kadınların başına örttükleri nesne. * Kayıt. * Kötü kimse. * At ismi. * Bel, sulb

KURÂ : Ottoman Turkish

ad çekme

KURÂ-YI MÜTECÂVİRE : Ottoman Turkish

Komşu köyler

KURÂN : Ottoman Turkish

" ""okunan"" mânâsında ilâhî kitabımızın adı."

KURÂNÎ : Ottoman Turkish

Kurânla ilgili, ait

KURÛN : Ottoman Turkish

çağlar, asırlar, devreler

KURŞUM (KIRŞÂM) : Ottoman Turkish

Büyük kene

KUS'UL : Ottoman Turkish

Yaramaz, leim, lânet edilen kimse. * Kurt eniği

KUSA : Ottoman Turkish

Zayıflık. * Nâhiye

KUSAKIS : Ottoman Turkish

Çok acı olan sarmısak

KUSALE : Ottoman Turkish

Buğday ve arpa kesmiği

KUSAME : Ottoman Turkish

Kassamlara verilen taksim ücreti

KUSARA : Ottoman Turkish

İsteğin ve arzunun son derecesi

KUSARE : Ottoman Turkish

Hususi hücre. * Gemilerde güvertelerin en üstündeki yarım güverte

KUSAS : Ottoman Turkish

Saçın önünde ve ardında nihayeti

KUSASA : Ottoman Turkish

Tırnak kırpıntısı. * Az miktar, az şey

KUSB : Ottoman Turkish

(C: Aksâb) Göden bağırsak denilen büyük bağırsak

KUSBE : Ottoman Turkish

(C: Kuseb) Göden bağırsak

KUSE : Ottoman Turkish

f. Köse

KUSEC : Ottoman Turkish

f. Köse

KUSEYBE : Ottoman Turkish

Bronşcuk

KUSEYRA : Ottoman Turkish

İyeği kemiklerinin altındaki kemik