Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
KÜTÜBHANE : Ottoman Turkish

Kitapların bulunduğu salon veya bina. * Belli bir kaideye göre tasnif edilmiş kitaplardan meydana gelen bütün. * Kitap koymağa yarayan bölmeli dolap

KÜTÜBHANE-İ UMUMİYE : Ottoman Turkish

Umumi kütübhâne

KÜTÜBÜSİTTE : Ottoman Turkish

güvenilir olan altı hadîs kitabı

KÜTÜK : Ottoman Turkish

ütün adların yazıldığı büyük defter

KÜTÜM : Ottoman Turkish

"Bir otun yaprağı. (Mersin yaprağına benzer; kına ile karıştırıp boya yaparlar.)"

KÜUB : Ottoman Turkish

(Küubet) Kızın memesinin büyümesi

KÜUL : Ottoman Turkish

İspirto. Alkol

KÜUS : Ottoman Turkish

(Ke's. C.) Kaplar, çanaklar, çömlekler. * kadehler. Bardaklar

KÜV' : Ottoman Turkish

Bileğin başparmak tarafı

KÜVAR : Ottoman Turkish

(Kivar) f. Petek, bal peteği, kiler. (Bak: Kevare)

KÜVAR : Ottoman Turkish

petek, kovan

KÜVB : Ottoman Turkish

(C.: Ekvâb) Kulpsuz bardak. Küp

KÜVBE : Ottoman Turkish

Tavla oyunu. * Dümbelek

KÜVET : Ottoman Turkish

Fr. Leğen olarak kullanılan kapların umumi adı

KÜVH : Ottoman Turkish

(C.: Ekvâh) Penceresiz ev

KÜVM : Ottoman Turkish

Bir yere toplanmış olan bir miktar deve. * Yükseklik, yücelik

KÜVR : Ottoman Turkish

(C.: Ekvâr-Ekvür-Kirân) Deve palanı. * İz. * Ateş yakacak yer. * Arı kovanı

KÜVRE : Ottoman Turkish

(C.: Küvr-Kirân) Ateş yakacak yer. * Düz nâhiye. * şehir

KÜVS : Ottoman Turkish

Göç vakitlerinde çalınan meşhur bir büyük sazın adı

KÜVSİYY : Ottoman Turkish

Küçük yürügen at

KÜVVARE : Ottoman Turkish

(C: Küvvârât) Arı kovanı

KÜVVE (KİVVE) : Ottoman Turkish

(C.: Kivâ) Evin duvarına açılan delik. Pencere

KÜVVİRET : Ottoman Turkish

(Tekvir. den) Toplandı, dürüldü

KÜVVİRET SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'de
Suredir. İzeşşemsü Küvviret veya Tekvir Suresi de denir. Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur

KÜVZ : Ottoman Turkish

(C: Ekvâz-Kizân-Kize) Bardak