Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
LEVZ : Ottoman Turkish

Sığınma, himâyesine girme.LEVZ
Bâdem

LEVZAÎ : Ottoman Turkish

Akıllı, zarif kimse

LEVZE : Ottoman Turkish

Bir tek bâdem. * Tıb: Bâdemcik

LEVZETEYN : Ottoman Turkish

Bâdemcikler, iki bâdemcik

LEVZETÂN : Ottoman Turkish

İki bâdemcik, bâdemcikler

LEVZİYYAT : Ottoman Turkish

Bademle yapılmış tatlılar

LEVZÎNE : Ottoman Turkish

f. Bâdemli helva. * Bâdem helvası

LEVZÎNEC : Ottoman Turkish

Bâdemli helva

LEVÂZIM : Ottoman Turkish

gerekli olanlar

LEVÂZIMÂT : Ottoman Turkish

gerekli şeyler

LEVÎSE : Ottoman Turkish

Çeşitli topluluklardan bir yere toplanmış olan kimseler

LEVŞEB : Ottoman Turkish

Kurt, zi'b

LEY : Ottoman Turkish

f. Kab, zarf, mahfaza. * Çamur

LEYAİL : Ottoman Turkish

(Leyl. C.) Geceler

LEYAL : Ottoman Turkish

(Leyâli-Leyâil) (Leyl. C.) Geceler

LEYAL-İ AŞR : Ottoman Turkish

Arabi aylardan Zilhiccenin ilk on gecesi. On geceler

LEYAL-İ HASRET : Ottoman Turkish

Hasret geceleri

LEYAN : Ottoman Turkish

f. Parlıyan, parıldıyan. Parlayıcı

LEYG : Ottoman Turkish

İyi huylu olmak. * Sözü açık ve fasih söyleyememek

LEYH : Ottoman Turkish

Örtünmek, bürünmek

LEYK : Ottoman Turkish

f. Ammâ, lâkin, fakat

LEYKİN : Ottoman Turkish

f. Lâkin, ammâ, fakat

LEYL : Ottoman Turkish

Gece. (Bak: Leyle)

LEYL : Ottoman Turkish

gece

LEYL SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in
Suresinin ismidir