Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
LEYSE : Ottoman Turkish

Olmadı (meâlinde fiil-i müşebbehtir)

LEYSE : Ottoman Turkish

olmadı

LEYSE KEMİSLİHİ ŞEY'ÜN : Ottoman Turkish

Ne zâtında, ne sıfâtında, ne de ef'âlinde naziri yoktur, şebihi olamaz!

LEYT : Ottoman Turkish

Sarfetmek, harcamak. * Hapsetmek

LEYTAN : Ottoman Turkish

şeytan

LEYTE : Ottoman Turkish

"""Keşke olsa idi. Ne olaydı"" meâlinde olan huruf-u müşebbeh bir fiildir. İsimlerini nasbeder, (yâni, üstün okutur), haberini ref'eder (yâni ötre okutur). (Bak: İnne)"

LEYTE : Ottoman Turkish

keşke

LEYY : Ottoman Turkish

Def'etmek, kovmak. * Harcamak, sarfetmek. * İlaç yapmak. * Aciz olmak. * Bir nesneyi dürüp boğazına tıkmak

LEYYA : Ottoman Turkish

Sudan uzak olan yer

LEYYAN : Ottoman Turkish

Def'etmek, kovmak. * Sonraya bırakmak, tehir etmek

LEYYİN : Ottoman Turkish

Yumuşak. Mülâyim. Hafif. Yavaş olan

LEYYİN : Ottoman Turkish

yumuşak

LEYYİN-ÜL CÂNİB : Ottoman Turkish

Görüşülmesi kolay, mütevâzi, kibirsiz kimse. Kanı sıcak insan

LEYÂL : Ottoman Turkish

geceler

LEZ' : Ottoman Turkish

Davarı iyi gütmek

LEZA : Ottoman Turkish

(Bak: Lazâ)

LEZAİZ : Ottoman Turkish

"Lezzetler. Zevk duyulan, eğlendirici, hoşa giden şeyler.(Lezaiz çağırdıkça, ""Sanki yedim"" demeli, ""Sanki yedim""i düstur yapan sanki yedim namındaki bir mescidi yiyebilirdi; yemedi. M.)"

LEZAİZ-İ DÜNYEVİYE : Ottoman Turkish

Dünyâ lezzetleri ve zevkleri

LEZAM : Ottoman Turkish

Lâzım ve gerekli olma. * Hiç ayrılmama

LEZBE : Ottoman Turkish

(C: Lezbât) Şiddet. * Kıtlık

LEZC : Ottoman Turkish

Yapıştırma. Yapışmak. Sıvanıp yapışmak

LEZC (LÜZUCE) : Ottoman Turkish

Kaypak olmak. * Çekilip uzamak

LEZEN : Ottoman Turkish

Şiddet. * Darlık. * Halkın kuyu veya ırmak kenarında kalabalık meydana getirmesi

LEZEZ : Ottoman Turkish

Yapışmak

LEZİM : Ottoman Turkish

(Bak: Lizâm)