Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MAH-İ TÂBÂN : Ottoman Turkish

(Meh-i tâbân) Parlayan ay. Parlak ay

MAHABİB : Ottoman Turkish

(Mahbub. C.) Sevilen ve muhabbet edilenler. Mahbublar

MAHABİR : Ottoman Turkish

(Mahber. C.) Mürekkep hokkaları

MAHABİS : Ottoman Turkish

(Mahbes. C.) Ceza evleri, zindanlar. Hapishaneler

MAHABİZ : Ottoman Turkish

(Mahbeze. C.) Ekmekçi fırınları

MAHACCE : Ottoman Turkish

Geniş yol

MAHACİR : Ottoman Turkish

(Mahcer. C.) Göz çukurları

MAHADİM : Ottoman Turkish

(Mahdum. C.) Mahdumlar, oğullar

MAHAFET : Ottoman Turkish

Korku. Korkmak

MAHAFETULLAH : Ottoman Turkish

Allah korkusu

MAHAFFE : Ottoman Turkish

Mahfe. Deve veya katır üzerine konan ve içinde iki kişi oturabilecek yeri olan kapalı mahmil

MAHAFİL : Ottoman Turkish

(Mahfil. C.) Mahfiller. * Toplantı yerleri. Oturulup görüşülecek yerler. * Büyük câmilerde eskiden hükümdarlara veya müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıklarla çevrilmiş olan yerler

MAHAFİR : Ottoman Turkish

(Mihfer. C.) Beller, kazmalar

MAHAK : Ottoman Turkish

Her arabî ayın son üç gecesi

MAHAKİM : Ottoman Turkish

Mahkemeler

MAHAKİM-İ ADLİYE : Ottoman Turkish

Adliye mahkemeleri

MAHAKİM-İ ASKERİYE : Ottoman Turkish

Askerî mahkemeler

MAHAKİM-İ ŞER'İYE : Ottoman Turkish

şer'î mahkemeler. şeriat mahkemeleri

MAHAKK : Ottoman Turkish

Mehenk. Ayar taşı

MAHAL : Ottoman Turkish

yer

MAHALE : Ottoman Turkish

Çare, tedbir. * Hile

MAHALİB : Ottoman Turkish

(Mahleb. C.) Yırtıcı hayvanların tırnakları, çengelli pençeleri

MAHALL : Ottoman Turkish

Yer. Mekân. Cây

MAHALL-İ SADAKA : Ottoman Turkish

Sadaka olarak verilen mal veya parayı şer'an almağa ehil olan kimse

MAHALL-İ TEVARÜD : Ottoman Turkish

Vâsıl olunan yer. * Birisine yetişilen mahal