Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MAKBAHA : Ottoman Turkish

(C.: Makabih) Kabih, yakışıksız ve çirkin hareket

MAKBER : Ottoman Turkish

mezar

MAKBER(E) : Ottoman Turkish

(C.: Mekabir) Mezar. Kabir

MAKBERE-İ ŞÜHEDÂ : Ottoman Turkish

Şehidlerin mezarı. Şehidlik

MAKBERİSTÂN : Ottoman Turkish

mezarlık

MAKBUH : Ottoman Turkish

Beğenilmeyen. Çirkin ve kabih görülen

MAKBUHA : Ottoman Turkish

Kabih olan ve hoşa gitmeyip beğenilmeyen hâl veya iş

MAKBUL : Ottoman Turkish

Ayağı bağlı olan

MAKBUL-ÜŞ ŞAHÂDE : Ottoman Turkish

Şahâdeti kabul edilen. Şahidliği kabul edilmiş olan

MAKBULİYET : Ottoman Turkish

Beğenilmişlik, makbullük

MAKBUR : Ottoman Turkish

(Kabr. den) Gömülmüş, defnedilmiş, kabre konulmuş

MAKBUZ : Ottoman Turkish

(Kabz. dan) Alınmış, kabzolunmuş. Alınan. * Daraltılmış, sıkılmış. * Bir şeyin alındığına karşı verilen imzâlı ve mühürlü kâğıt

MAKBUZAT : Ottoman Turkish

(Makbuz. C.) Alınan paralar. Satıştan veya borçlulardan toplanan paralar

MAKBÛL : Ottoman Turkish

kabul edilen, geçerli

MAKBÛLİYET : Ottoman Turkish

kabul edilebilirlik, geçerlilik

MAKBIZ : Ottoman Turkish

Kılıcın ve yayın kabzası

MAKDEM : Ottoman Turkish

(C.: Makadim) (Kudum. dan) Dönüp gelme. Gelme

MAKDEM-İ BEHÂR : Ottoman Turkish

Baharın gelmesi

MAKDERET : Ottoman Turkish

(Kudret. den) Kuvvet, kudret, güç, zor

MAKDİS : Ottoman Turkish

Mukaddes yer

MAKDİS : Ottoman Turkish

kutsal yer

MAKDUD : Ottoman Turkish

Uzun boylu kişi

MAKDUH(E) : Ottoman Turkish

(Kadh. den) Beğenilmemiş, ayıp

MAKDUNİS : Ottoman Turkish

Maydanoz

MAKDUR : Ottoman Turkish

Güç. Kuvvet. Kudret. * Takdir olunmuş. Allah'ın takdiri. Daha evvelden takdir olunmuş