Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MALEMYEKÜN : Ottoman Turkish

Sözden ibâret

MALEZİM : Ottoman Turkish

(Mâlezime) Lüzumlu ve gerekli şey. Malzeme

MALİDE : Ottoman Turkish

f. Sürülmüş, sürmüş

MALİH : Ottoman Turkish

Tuzlu

MALİHULYA : Ottoman Turkish

(Bak: Mâl-i hulya)

MALİK : Ottoman Turkish

Sâhib. Malı elinde bulunduran. Bir şeyin mülkiyetini elinde tutan. * Her şeyin sâhibi olan Allah. * Cehennem zebânilerine hâkim ve onları idare eden meleğin adı

MALİK-İ YEVMİDDİN : Ottoman Turkish

Herkesin dünyâda yaptığının mükâfat ve cezasını göreceği yer olan âhiretin, din gününün, mâliki, sahibi olan Allah (C.C.)

MALİK-ÜL MÜLK : Ottoman Turkish

Bütün mülkün hakiki mâliki olan Allah (C.C.)

MALİKANE : Ottoman Turkish

"f. Büyük ve gösterişli köşk. * Tar: Bir kimseye, gelirinden hayatı boyunca istifade etmek; fakat satamamak ve miras bırakamamak şartıyla verilen beylik arazi."

MALİKİYET : Ottoman Turkish

Malik ve sahib olma

MALİKÎ : Ottoman Turkish

(Bak: İmam-ı Mâlik)

MALİYAT : Ottoman Turkish

Maliye işleriyle alâkalı. Maliye bilgisi

MALİYE : Ottoman Turkish

Devletin gelir ve masraflarının idaresi. * Gelir gider hesablarına bakan resmi dâire

MALİYET : Ottoman Turkish

Kıymet. Mâlolma değeri

MALİYYUN : Ottoman Turkish

Maliyeci

MALİZME : Ottoman Turkish

Eskiden yirmi sayfadan meydana gelen cüz, broşür

MALİŞ : Ottoman Turkish

f. Sürme, sürüştürme

MALİŞGER : Ottoman Turkish

f. Sürtücü, oğucu. * Tellak

MALİŞGÂH : Ottoman Turkish

f. Yüz sürülecek yer

MALKOÇ : Ottoman Turkish

Osmanlı İmparatorluğu devrinde akıncıların başı. * Akıncı beylerinden meşhur bir hânedan

MALPEREST : Ottoman Turkish

f. Malı, mülkü ve parayı çok seven. Mala düşkün olan

MALÎ : Ottoman Turkish

(Maliye) Mala ve paraya mensub. Mal ve para cinsinden. Mala ait

MAMELEK : Ottoman Turkish

Elinde bulunan şeyler, sâhib olduğu şeyler. Nesi var ise, hepsi. * Huk: Bir şahsın alacak ve borçlarının hepsi

MAMEZA : Ottoman Turkish

Geçen veya geçmiş şey. Geçmiş zaman. Mazi

MAMHURAN : Ottoman Turkish

ir aşiret ismi