Turkish
ME'SUM : Ottoman Turkish
Günahlı, suçlu, maznun
ME'SUR : Ottoman Turkish
Esir edilmiş. * Hürriyeti alınmış olan
ME'SUR(E) : Ottoman Turkish
Ecdaddan rivayet edilen. * Meşhur. * İtibarlı. Beğenilmiş olan. * Rivayet yolu ile öğretilmiş meşhur ve mühim haberler. * Bir kılınç ismi
ME'TEM : Ottoman Turkish
(C: Meâtim) Kadınlar cemiyeti
ME'TÎ : Ottoman Turkish
Gelecek yer
ME'V : Ottoman Turkish
Çekmek
ME'VA : Ottoman Turkish
Mekân. Varılacak yer. Mesken. * Sığınacak yer
ME'VUM : Ottoman Turkish
Koca başlı ve gövdeli kimse
ME'YUS : Ottoman Turkish
Ümidsiz. Kederli. Ye'se düşmüş. Ümidi kesik
ME'YUSÂNE : Ottoman Turkish
Ümidsizlikle. (Bak: Ye's)
ME'ZAK : Ottoman Turkish
(Me'zel)
Dar yer
ME'ZEM : Ottoman Turkish
(C: Meâzim) Dağ içinde olan dar yol. Cenk yeri, dövüş meydanı
ME'ZENE : Ottoman Turkish
(C.: Meâzin) (Ezan. dan) Ezan okunacak yer
ME'ZER : Ottoman Turkish
(C: Meâzir) Sığınacak yer, melce
ME'ZUN : Ottoman Turkish
İzinli, izin almış. Salâhiyetli. * Diplomalı. İcâzetli
ME'ZUNEN : Ottoman Turkish
İzinli olarak
ME'ZUNİYET : Ottoman Turkish
Me'zun olma. İzinli ve salâhiyetli olma. Diplomalı olma
ME'ZUNİYET-İ KAT'İYE : Ottoman Turkish
Kat'i mezuniyet, kesin izin
ME'ZUNİYET-İ RESMİYE : Ottoman Turkish
Resmi izin ve selâhiyet
ME'ZUNÎN : Ottoman Turkish
(Me'zun. C.) Mezunlar. İzin almış kimseler. Salâhiyetliler. İcâzet sahibleri. Diplomalılar
ME-RA : Ottoman Turkish
f. Beni. Benim. Bana
MEAB : Ottoman Turkish
Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'
MEABİD : Ottoman Turkish
(Bak: Maâbid)
MEAD : Ottoman Turkish
Ahiret. (Bak: Maâd)
MEADİB : Ottoman Turkish
(Me'debe. C.) Ziyâfetler
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani