Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MEFTUHANE : Ottoman Turkish

f. Başlangıç için verilen ziyâfet. Bir kitabı okumaya veya yeni bir derse başlarken, talebelere hocası tarafından verilen başlama ziyafeti

MEFTUK : Ottoman Turkish

Fıtıklı

MEFTUL : Ottoman Turkish

(Fetl. den) Bükülmüş, kıvrılmış. Fitil hâline getirilmiş

MEFTUM : Ottoman Turkish

Sütten ve memeden kesilmiş çocuk

MEFTUN : Ottoman Turkish

Fitne ve belâya tutulmuş olan. Âşık. Mecnun. * Cünun. Fitne

MEFTUNANE : Ottoman Turkish

Meftuncasına, kendinden geçmiş olarak, tutkuncasına. Şaşarak, hayrancasına

MEFTUNİYET : Ottoman Turkish

Tutkunluk. Aşıklık

MEFTUR : Ottoman Turkish

Füturlu, kederli, üzgün, bezgin

MEFTURANE : Ottoman Turkish

f. Bitkin bir halde, bezmişcesine

MEFTURİYET : Ottoman Turkish

Bıkkınlık, bitkinlik, bezginlik

MEFTUT : Ottoman Turkish

Ufalanmış, parça parça edilmiş, parçalanmış

MEFTÛN : Ottoman Turkish

tutkun, vurgun

MEFTÛNİYET : Ottoman Turkish

tutkunluk, vurgunluk

MEFTÛR : Ottoman Turkish

ezgin

MEFZA' : Ottoman Turkish

Korku. Korku yeri. * Sığınacak yer

MEFZAHA : Ottoman Turkish

Rezilliğe ve kepâzeliğe sebebiyet veren şey

MEFZUL : Ottoman Turkish

Üstün gelen. Fazla gelmiş olan

MEFZUR : Ottoman Turkish

Eskimiş. * Parçalanmış

MEFÂHİM : Ottoman Turkish

mefhumlar, kavramlar

MEFÂHİR : Ottoman Turkish

övünülecek şeyler

MEFÂSİD : Ottoman Turkish

ozguncular

MEFÎS : Ottoman Turkish

Kaçacak yer

MEFÛL : Ottoman Turkish

fiilden etkilenen

MEFÛLİYET : Ottoman Turkish

fiilden etkilenmişlik

MEGAD : Ottoman Turkish

"Bir ot cinsidir, ağaca sarmaşır çıkar; üzüm çubuğundan ince olur ve yaprağı uzun olur."