Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MİŞA' : Ottoman Turkish

Kumsuz yer

MİŞAİL : Ottoman Turkish

(Bak: Mihâil)

MİŞAR : Ottoman Turkish

Testere

MİŞAT : Ottoman Turkish

(Meşt. C.) Taraklar, baş taramağa mahsus taraklar

MİŞATİYE : Ottoman Turkish

Tarak kılıfı

MİŞCEB : Ottoman Turkish

(C: Meşâcib) Üzerinde çamaşır kuruttukları kafes. * Yüksek yere erişmek için yapılan sandalye

MİŞCER : Ottoman Turkish

(C: Meşâcir) Çamaşır asacak yer. * Mahfe ağacı. * Ağaçlık

MİŞEZAR : Ottoman Turkish

f. Küçük koruluk, ağaçlık, meşelik

MİŞHAZ : Ottoman Turkish

Bileği taşı

MİŞİN : Ottoman Turkish

f. Meşin

MİŞK : Ottoman Turkish

Aşı dedikleri kızıl toprak

MİŞKA : Ottoman Turkish

Tarak

MİŞKAS : Ottoman Turkish

(C: Meşâkıs) Ensiz uzun demir

MİŞKAT : Ottoman Turkish

İçine lâmba konan küçük hücre. Duvarda içine ışık konulan yer. * Kandil

MİŞKÂT : Ottoman Turkish

lamba konan yer, kandil

MİŞMAA : Ottoman Turkish

Şamdan

MİŞMAK : Ottoman Turkish

Kağnının iki kolu. * Bir nevi araba

MİŞMEL : Ottoman Turkish

Kaftan altında götürüldüğü hâlde görünmeyen küçük kılıç

MİŞMİŞ : Ottoman Turkish

Zerdali yemişi

MİŞRAK : Ottoman Turkish

Her zaman güneşli olan yer

MİŞRAT : Ottoman Turkish

(C.: Meşârit) Keskin bıçak

MİŞTAT : Ottoman Turkish

Kış günlerinde oturulacak yer

MİŞVAR : Ottoman Turkish

Tarz, tavır, gidiş, gidişât. * Gümeçten bal peteği sağılan âlet. * Davar satılacak yer

MİŞVARE : Ottoman Turkish

Testi, çömlek

MİŞVARGÂH : Ottoman Turkish

f. Gösteri yeri. * Pehlivanların güreştikleri saha. * At pazarı. Satılık atların koşturulduğu meydan