Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUCİB-İ TEYAKKUZ : Ottoman Turkish

Teyakkuzu, yâni uyanıklığı icâb ettiren

MUCİBAT : Ottoman Turkish

(Mucib. C.) Sebepler

MUCİBE-İ KÜLLİYE : Ottoman Turkish

Man: Müsbet ve umumi (şumüllü) olan kaziye

MUCİD : Ottoman Turkish

Yeni bir şey icad eden, meydana getiren, bulan. * Yaratan. Yoktan var eden.(Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mucidine fedâ et. Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın!.. M.N.)

MUCİD-İ HAKİKÎ : Ottoman Turkish

İcad etme iktidarının yegâne sahibi mânasında olarak (Allah) hakkında kullanılır

MUCİR : Ottoman Turkish

(Ecir. den) İcar eden, kiraya veren. (Bak: Mücir)

MUCİZ : Ottoman Turkish

Kısa. Muhtasar. Özlü. Az sözün çok mânâ ifâde edeni

MUCÎ : Ottoman Turkish

(Vecâ. dan) Acıtan, ağrıtan

MUCÎB : Ottoman Turkish

(Cevab. dan) İcabet eden, uyan. Kendisinden istenilen iş ve suali cevaplandıran

MUCÎZ : Ottoman Turkish

İcâzet veren, izin veren

MUDA' : Ottoman Turkish

Fık: Emâneten kendine bir şey bırakılan kimse. * Serkeş ve oynak olmayıp, mazlum ve sâkin olan at

MUDAREBAT : Ottoman Turkish

(Mudarabe. C.) Mudarebeler, döğüşmeler, vuruşmalar

MUDAREBE : Ottoman Turkish

(Darb. dan) Döğüşme, vuruşma. * Bir taraftan sermaye diğer taraftan emek ile kurulan ticaret şirketi. (O.L.)

MUDAREBE : Ottoman Turkish

dövüşme

MUDARİB : Ottoman Turkish

(Darb. dan) Döğüşen. Birbirlerine vuran

MUDCER : Ottoman Turkish

(Ducret. den) Sıkıntılı olan. Sıkılmış

MUDCİR : Ottoman Turkish

(Ducret. den) Sıkıntı veren, sıkan, gamlandıran

MUDGA : Ottoman Turkish

Et parçası, bir çiğnem et

MUDGA : Ottoman Turkish

et parçası

MUDHAK : Ottoman Turkish

Kendisine gülünen. Soytarı. Gülünç hâle düşen

MUDHİK : Ottoman Turkish

Güldürücü, güldüren, maskaralık ederek halkı güldüren

MUDHİKE : Ottoman Turkish

Gülünç şey, gülünecek hâl. Komedya

MUDHİKE : Ottoman Turkish

gülünecek şey, komedi

MUDHİKÂT : Ottoman Turkish

(Mudhike. C.) (Dıhk. den) Gülünecek şeyler. Mudhikeler

MUDİ' : Ottoman Turkish

Fık: Malının muhâfazasını başkasına emânet ve havâle eden