Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUDİLL : Ottoman Turkish

İdlâl edici, yoldan çıkaran, eğri yola teşvik edici

MUDİLLE : Ottoman Turkish

(Dalâlet. den) Baştan çıkaran, azdıran, doğru yoldan saptıran

MUDİYYEN : Ottoman Turkish

Giderek, geçerek

MUDÎ : Ottoman Turkish

Işık verici, parlak ve ruşen olan

MUDÎK : Ottoman Turkish

(Bak: Muzîk)

MUDILL : Ottoman Turkish

saptıran

MUFAD : Ottoman Turkish

(Bak: Müfad)

MUFADALA : Ottoman Turkish

(Bak: Mufâzala)

MUFADDEL : Ottoman Turkish

Faziletlendirilmiş, diğerlerinden ayrıca fazilet itibarıyla temayüz etmiş, yükselmiş

MUFADDIL : Ottoman Turkish

Faziletlendiren, iyilik eden ve nimet veren

MUFADDIL : Ottoman Turkish

üstün eden, yükselten

MUFADDILÎN : Ottoman Turkish

Faziletliler. Yüksek ve büyük zatlar

MUFAHHAM : Ottoman Turkish

(Fahm. dan) Kömürleşmiş, kömür halini almış

MUFARAKAT : Ottoman Turkish

Ayrılık, ayrılmak

MUFARRİT : Ottoman Turkish

(Fart. dan) Kusur yapan, eksik işleyen. Aşırı giden

MUFASALA : Ottoman Turkish

Ayrılma

MUFASSAL : Ottoman Turkish

Tafsilli, tafsilâtlı, izahlı. Geniş mâlumatlı, kısımlara ayrılıp anlatılmış

MUFASSAL : Ottoman Turkish

ayrıntılı

MUFASSALAN : Ottoman Turkish

Geniş, izahlı olarak. Tafsilâtlıca. Kısımlara ayrılıp anlatılmış olan

MUFASSALAN : Ottoman Turkish

ayrıntılı biçimde

MUFASSIL : Ottoman Turkish

Kısımlara ayrılan, fasıl fasıl ayıran, adalet eden

MUFAVVAZ : Ottoman Turkish

Yapılması ısmarlanmış

MUFAVVİZ : Ottoman Turkish

Bir kimseye bir vazifeyi veren. Yapmasını ısmarlıyan

MUFAZ : Ottoman Turkish

Çok, bol. Bereketli, feyizli

MUFAZALA : Ottoman Turkish

Fazilet ve meziyetle birbiri ile yarışma