Turkish
MUHDES : Ottoman Turkish
sonradan meydana getirilmiş
MUHDİS : Ottoman Turkish
her şeyi sonradan var eden Allah
MUHDÎ : Ottoman Turkish
(Bak: Mühdi)
MUHEYH : Ottoman Turkish
Beyincik
MUHFES : Ottoman Turkish
Seri, hızlı
MUHH : Ottoman Turkish
Yumurtanın sarısı. * Eskiyip köhne olmak
MUHHAKEMÂT : Ottoman Turkish
akıl yürütmeler, hüküm çıkarmalar
MUHİB : Ottoman Turkish
seven
MUHİBB : Ottoman Turkish
Seven. Muhabbet eden. Dost. Hayrı isteyen
MUHİBBAN : Ottoman Turkish
f. (Muhibbin) Dostlar. Muhabbet edenler. Sevilenler. Sevgi besleyenler. Bir kimsenin taraflıları
MUHİBBANE : Ottoman Turkish
f. Severek. Dostça. Dosta yakışır surette
MUHİBBE : Ottoman Turkish
Kadın sevgili. Kadın dost
MUHİBBÎ : Ottoman Turkish
Muhibb ile alâkalı. * Kanuni'nin nazımda kullandığı mahlâs
MUHİLL : Ottoman Turkish
(Halel. den) İhlâl eden. Bozan. Sakatlayan. Karıştıran
MUHİLL : Ottoman Turkish
ozan
MUHİLL-İ NÂMUS : Ottoman Turkish
Nâmusa zarar veren, nâmusa dokunan
MUHİLL-İ ÂSÂYİŞ : Ottoman Turkish
Asâyişi ihlâl eden. Güvenliği bozan
MUHİN : Ottoman Turkish
Zayıflatan, hor ve hakir eden. İhanet eden
MUHİSS : Ottoman Turkish
(Hiss. den) Hissettiren, duyuran
MUHİT : Ottoman Turkish
İhata eden. Etrafını kuşatan, çeviren. * Etraf. Çevre. * Büyük deniz. Okyanus. * Mc: Büyük âlim
MUHİT : Ottoman Turkish
kuşatan, çevre
MUHİT-İ ARZ : Ottoman Turkish
Dünyanın çevresi
MUHİT-İ DÂİRE : Ottoman Turkish
Mat: Daire çevresi. Çember
MUHİT-İ NİGÂH : Ottoman Turkish
Göz çevresi
MUHİTA : Ottoman Turkish
kuşatıcı
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani