Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUHİTAT : Ottoman Turkish

(Muhit. C.) Çevreler, muhitler

MUHİŞ : Ottoman Turkish

Korkutan, korku veren

MUHKEM : Ottoman Turkish

Sağlam. Metin. Sıkı sıkıya. Kuvvetli. Tahkim edilmiş. Sağlamlaştırılmış. * Fık: Tefsir edilenlerden daha kuvvetli olan söz. İhtimalli olmayan söz

MUHKEM : Ottoman Turkish

sağlam

MUHKEM KAZİYE : Ottoman Turkish

Huk: Kat'i ve sağlam bozulmaz hüküm. Mahkemenin en sonunda vermiş olduğu kararlar. Temyiz mahkemesince tetkik ve tasdik edildikten sonra veyahut temyiz müddeti geçen bir mahkeme kararının, mevzuunu teşkil eden hâdise hakkında, kat'i bir karine ve delil ve kanunen değişmez bir hüküm olarak kabul edilmesi. (Bak: Kaziye-i muhkeme)

MUHKEMAT : Ottoman Turkish

Muhkem olanlar. Sağlam ve kuvvetli olanlar. * İçinde hüküm bulunan ve mânası açık olanlar

MUHKEMAT-I KUR'ANİYYE : Ottoman Turkish

Mânası açık ve te'vile ihtiyacı olmayan âyetler. Başka bir mânaya ihtimali olmayıp sarih emir ve nehiyleri müştemil olan âyetler. Bu âyetler mensuh veya anlaşılmayan şekilde müteşabih ve muhtemel olmayıp muhkem ve mübeyyin olmakla aslâ te'vile muhtaç olmazlar. Bâzı şeylerin haram olması veya enbiya kıssaları (Ekasis-i enbiya) gibi

MUHKEMÂT : Ottoman Turkish

sağlam ve mânâsı açık olanlar, kuvvetliler

MUHKİM : Ottoman Turkish

Kuvvetleştiren, sağlam kılan, ihkâm eden

MUHLA : Ottoman Turkish

Ot biçecek âlet, orak. * Nalbantların tırnak yonacak âleti

MUHLED : Ottoman Turkish

Saçı ve sakalı geç ağaran kişi

MUHLES : Ottoman Turkish

Orta yaşlı kimse

MUHLES : Ottoman Turkish

ihlası devamlı olan

MUHLEVLAK : Ottoman Turkish

Düz kaypak nesne

MUHLİK : Ottoman Turkish

(Bak: Mühlik)

MUHLİS : Ottoman Turkish

Hâlis olan. İhlâsı kazanmak için gayret gösteren, samimi ve itikadı doğru olan. Her hâli içten ve riyâsız olan. Katıksız

MUHLİS : Ottoman Turkish

ihlaslı, samimi, işini sadece Allah için yapan

MUHLİSEN : Ottoman Turkish

Hâlis olarak. Muhlis olarak

MUHLİSEN : Ottoman Turkish

muhlisce

MUHLİSÂNE : Ottoman Turkish

f. Hâlisâne. Samimi olarak. Dostlukla. Riyâsızlıkla

MUHLİSÂNE : Ottoman Turkish

muhliscesine

MUHMEL : Ottoman Turkish

Tüylü ve saçaklı nesne

MUHMİD : Ottoman Turkish

Ateşin alevini bastıran

MUHNAK : Ottoman Turkish

(C: Mehânik) Zayıflamış davar

MUHNİK : Ottoman Turkish

(Hank. dan) Boğucu, boğan