Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MURAHHİL : Ottoman Turkish

(Rıhlet. den) Bir yerden diğer bir yere göçüren. Terhil eden

MURAKABE : Ottoman Turkish

Kontrol etmek. İnceleyip vaziyeti anlamak. Teftiş etmek. * Kendini kontrol etmek. İç âlemine bakmak. Gözetmek. * Hıfz etmek. * Beklemek. İntizar. * Dalarak kendinden geçmek. * Tas: Kendisini tamamen nâfile ibâdet ve itaate vermek için mâbede kapanmak

MURAKASA : Ottoman Turkish

(Raks. dan) Raksetme, dans

MURAKKA' : Ottoman Turkish

(Ruk'a. dan) Yamalı, yamanmış

MURAKKAK : Ottoman Turkish

(Rikkat. den) İnce. İncelmiş

MURAKKAM : Ottoman Turkish

(Rakam. dan) Yazılı, yazılmış. * Numaralanmış, numara konulmuş, sayı konulmuş

MURAKKAN : Ottoman Turkish

Bozulmuş, aradan çıkarılmış

MURAKKIK : Ottoman Turkish

"Tecvidde bir harfi ince okumağa; terkik, ince okunan harflere ise; murakkık denir ki, şunlardır: Elif, nun, şın, ra, ha, dal, yâ, se, ayın, lam, mim, kef, sin, vav, fe, te, cim, he, ze, bâ, zel."

MURAKKIM : Ottoman Turkish

(Rakam. dan) Pusulanın iğnesi

MURAKIB : Ottoman Turkish

Murakabe eden. Teftiş ve kontrol eden kimse. * Hıfzeden. * Allah'a (C.C.) bağlanmış olan

MURAN : Ottoman Turkish

(Mur. C.) Karıncalar

MURANE : Ottoman Turkish

f. Karıncavâri, karınca gibi

MURASADE : Ottoman Turkish

(Rasad. dan) Rasad etme, gözetleme. * Dikkatle bakma

MURASSA' : Ottoman Turkish

Süslü. Kıymetli taşlarla süslenmiş. Sırmalı. * Birbirine yanaştırılmış. Oturtulmuş. * Edb: İki mısra veya iki fıkrası birbiri ile aynı vezin ve kafiyede olan söz veya beyit. * Bir nevi yazı

MURASSAAT : Ottoman Turkish

(Murassa'. C.) Murassâlar. Cevher ve inciler gibi şeylerle. Süslenmiş olanlar. Takdir edilip yerleştirilmiş süslü ve kıymetli şeyler

MURASSAS : Ottoman Turkish

Lehimlenmiş. * Kurşun veya kalayla kaplanmış

MURASSÂ : Ottoman Turkish

süslü, mücevherli

MURASSÂÂT : Ottoman Turkish

süsler, mücevherler

MURAVAGA : Ottoman Turkish

Güreşme

MURAVAZA : Ottoman Turkish

Bir kimseyi kahır veya hile ile iknâ etme, aldatma, kandırma

MURAZAA : Ottoman Turkish

(Rızâ. dan) Emzirme

MURAÎ : Ottoman Turkish

Riayet eden. Bakıp gözeten

MURD : Ottoman Turkish

f. Mersin ağacı

MURDAR : Ottoman Turkish

f. Pis. Kirli. Mülevves. Temiz olmayan. * İslâmiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan

MURDAR : Ottoman Turkish

pis, kirli