Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MUÂRAZA : Ottoman Turkish

çekişme, tartışma, muhalefet

MUÂREFE : Ottoman Turkish

tanışma

MUÂREKE : Ottoman Turkish

kavga

MUÂRIZ : Ottoman Turkish

muarazacı, muhalif, çekişen, tartışan

MUÂSIR : Ottoman Turkish

çağdaş

MUÂTEB : Ottoman Turkish

azarlanmış

MUÂVAZA : Ottoman Turkish

İki tarafın da ivaz vererek, anlaşarak yaptığı akit. Sayışma. Bir şeyi diğer bir şeye bedel, ivaz olarak vermek. Aslı olmadığı halde menfaat celbi için hususi bir surette müzakere ile yapılan hileli iş. Yapmacık

MUÂVAZATEN : Ottoman Turkish

Değiş yapma ile. İki tarafın da rızası dâhilinde değiştirme ile. * Hileli, dalavereli

MUÂVENET : Ottoman Turkish

yardım

MUÂVENETDÂRÂNE : Ottoman Turkish

yardım edercesine

MUÂVENETEN : Ottoman Turkish

yardım olarak

MUÂVENETKÂRÂNE : Ottoman Turkish

yardımcı olurcasına

MUÂVİN : Ottoman Turkish

yardımcı

MUÂVİYE : Ottoman Turkish

Emevi Devletinin kurucusu olan bir sahabe

MUÂYENE : Ottoman Turkish

gözden geçirme

MUÂŞAKA : Ottoman Turkish

sevişme

MUÂŞERET : Ottoman Turkish

iyi geçinme, görgü

MUÇİNE : Ottoman Turkish

f. Cımbız

MUÎD : Ottoman Turkish

Yardımcı. Mubassır. * Dersi iade eden, tekrar ettiren. Muallim yardımcısı. * Geri çevirtici. * Bir şeyi âdet edinmiş olan. * Tecrübeli. Hâzık. * Güçlü. Kuvvetli. * Arslan. * Gazâ ve cihad eden kimse

MUÎL : Ottoman Turkish

Evlâd ü iyâli, yâni çoluk çocuğu çok olan kimse

MUÎN : Ottoman Turkish

Yardımcı. Muâvin. İane eden

MUÎR : Ottoman Turkish

Ödünç olarak veren. Borç veren. Karz-ı hasen tarzında veren

MUĞLAK : Ottoman Turkish

kapalı, anlaşılması zor

MUĞLAKAT : Ottoman Turkish

(Muğlak. C.) Kapalı ve anlaşılması zor olan şeyler

MUĞLAKİYYET : Ottoman Turkish

Muğlak olma hali. Anlaşılmazlık