Turkish
MUĞNÎ : Ottoman Turkish
zengin edici
MÂ : Ottoman Turkish
"f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret ""Mâ"". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. ""Şu nesne, o şey ki..."" mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)"
MÂ' : Ottoman Turkish
Su. Ab
MÂ-DÂM : Ottoman Turkish
Çünkü. Mâdem. Böylece olunca. Dâim ve bâki oldukça
MÂ-DÂM-EL MELEVAN : Ottoman Turkish
Gece gündüzün devamı müddetince
MÂ-İ CÂRİ : Ottoman Turkish
Akarsu. (Çay ve ırmak suları gibi.)
MÂ-İ İSTİFHAMİYYE : Ottoman Turkish
Sual için kullanılan kelimenin başında gelir. (Mâhâzâ: Bu nedir? Mâindek: Yanındaki nedir?) suallerinde olduğu gibi
MÂ-İ LEZİZ : Ottoman Turkish
Lezzetli ve tatlı su
MÂ-İ MAGSUL : Ottoman Turkish
(Mâ-i müsta'mel) Kullanılmış su
MÂ-İ MASDARİYE : Ottoman Turkish
Başında bulunduğu cümleyi masdar mânasına ve hükmüne sokar
MÂ-İ MEVSUFE : Ottoman Turkish
Şey mânasında nekre olup bir sıfattan evvel kullanılır. $ (Nazartu ilâ mâ mu'cebin leke: Sana hoş gelen şeye baktım) cümlesindeki gibi...Bazan da sıfatsız olur. $(Ni'me-mâ: Ne güzeldir) $ (Meselen-mâ: Bir misâl olarak) kelimelerinde gördüğümüz gibi
MÂ-İ MEVSULE : Ottoman Turkish
Buna ism-i mevsul de denir. Kendinden sonra gelecek küçük cümleyi daha önce geçen cümleye bağlar. $ (Ketebtu mâ kultü: Söylediğimi yazdım, ne söyledimse yazdım) cümlesinde olduğu gibi
MÂ-İ MUKATTAR : Ottoman Turkish
İnbikten geçirilmiş (damıtılmış), saf su
MÂ-İ MUKAYYED : Ottoman Turkish
Herhangi bir maddenin karışması ile yaratılmış oldukları hâlden çıkmış ve hususi bir ad almış sulardır. (Gül, çiçek, üzüm, asma, et suları gibi.)
MÂ-İ MUTLAK : Ottoman Turkish
Yaratıldığı vasıf üzere duran su. (Yağmur, kar, deniz, göl, ırmak, pınar, kuyu sularıdır)
MÂ-İ MÜKEDDER : Ottoman Turkish
Bulanık su
MÂ-İ MÜNHEMİR : Ottoman Turkish
Akıp giden su
MÂ-İ MÜSTAMEL : Ottoman Turkish
Temiz olduğu halde temizleyici olmayan, kullanılmış olan sulardır
MÂ-İ NÂFİYYE : Ottoman Turkish
$(Ben kâmil değilim) misâlinde olduğu gibi mânayı nefyeder
MÂ-İ RÂKİD : Ottoman Turkish
Durgun su
MÂ-İ ZERRİN : Ottoman Turkish
Altun suyu
MÂ-İ ZÂİDE : Ottoman Turkish
Bazı edat ve fiillerin sonuna fazladan olarak gelir. $ kelimelerinde olduğu gibi
MÂ-İ ŞARTİYE : Ottoman Turkish
İki muzariyi cezmeder, şart ve cezâ mânasını ifade eder. $(Ne yazarsan, yazarım) misalinde olduğu gibi
MÂ-VERAÎ : Ottoman Turkish
Öteye mensub ve âid. * Diğer âlemle alâkalı
MÂ-ÜL BAHR : Ottoman Turkish
Deniz suyu
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani