Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜBTEDİYANE : Ottoman Turkish

mübtedice

MÜBTEDÂ : Ottoman Turkish

aşlangıç, isim cümlesinde özne

MÜBTEDÎ : Ottoman Turkish

dinde olmayanı dine sokan

MÜBTELÂ : Ottoman Turkish

düşkün, tutkun

MÜBTEZEL : Ottoman Turkish

ol, ucuz, değersiz

MÜBTİL : Ottoman Turkish

iptal eden

MÜBÂDELE : Ottoman Turkish

değiştirme

MÜBÂH : Ottoman Turkish

haram edilmeyen

MÜBÂHESE : Ottoman Turkish

söz etme, konuşma

MÜBÂHESÂT : Ottoman Turkish

söz etmeler, konuşmalar

MÜBÂHÂT : Ottoman Turkish

haram edilmeyenler, güzellikler

MÜBÂLAĞA : Ottoman Turkish

abartma

MÜBÂLAĞACÛYÂNE : Ottoman Turkish

abartırcasına

MÜBÂLAĞAKÂRÂNE : Ottoman Turkish

abartırcasına

MÜBÂREK : Ottoman Turkish

ereketli, hayırlı, uğurlu

MÜBÂREKİYET : Ottoman Turkish

mübareklik

MÜBÂREKÂT : Ottoman Turkish

mübarekler

MÜBÂREZE : Ottoman Turkish

çarpışma, dövüşme

MÜBÂREZEKÂRÂNE : Ottoman Turkish

çarpışarak, dövüşerek

MÜBÂYAA : Ottoman Turkish

satın alma

MÜBÂYENET : Ottoman Turkish

ayrılık, uymazlık, tutmazlık

MÜBÂYİN : Ottoman Turkish

aykırı, uymaz, ayrı

MÜBÂŞERET : Ottoman Turkish

aşlama, girişme, dokunma

MÜBÂŞİR : Ottoman Turkish

müjdeleyen, mahkemede çağırıcı

MÜBÎN : Ottoman Turkish

apaçık