Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜCTENİBÂNE : Ottoman Turkish

kaçınırcasına, sakınırcasına

MÜCZİL : Ottoman Turkish

çoğaltan, bollaştıran

MÜCÂB : Ottoman Turkish

kabul cevabı alan

MÜCÂDELE : Ottoman Turkish

savaşma, çarpışma

MÜCÂHEDE : Ottoman Turkish

din için savaşma

MÜCÂHEDÂT : Ottoman Turkish

din için savaşmalar

MÜCÂHİD : Ottoman Turkish

din için savaşan, çalışan

MÜCÂHİDANE : Ottoman Turkish

mücahide yakışır şekilde

MÜCÂHİDÎN : Ottoman Turkish

din için savaşanlar, çalışanlar

MÜCÂNEBET : Ottoman Turkish

çekinme

MÜCÂNİS : Ottoman Turkish

cinsi aynı olan

MÜCÂVERET : Ottoman Turkish

komşuluk, yakınlık

MÜCÂVİR : Ottoman Turkish

komşu, yakın

MÜCÂZEFE : Ottoman Turkish

söz ile karşısındakinin hakkını örtme, aldatma

MÜCÂZÂT : Ottoman Turkish

cezalandırmalar

MÜCÎB : Ottoman Turkish

duaya cevap veren, Allah

MÜCÎR : Ottoman Turkish

himaye eden, Allah

MÜDAHHÂR : Ottoman Turkish

depolanmış, birikmiş

MÜDAKKİK : Ottoman Turkish

inceleyen

MÜDAKKİKÂNE : Ottoman Turkish

incelercesine

MÜDAKKİKÎN : Ottoman Turkish

incelemeciler

MÜDAVELE : Ottoman Turkish

alıp verme, konuşma

MÜDAVEMET : Ottoman Turkish

devamlılık

MÜDD : Ottoman Turkish

875 gram ağırlık

MÜDDEA : Ottoman Turkish

iddia edilen, dâvâ