Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜJDE : Ottoman Turkish

güzel, sevindirici haber

MÜJDEKÂRANE : Ottoman Turkish

müjdeli biçimde

MÜJGÂN : Ottoman Turkish

kirpik

MÜJİK : Ottoman Turkish

Rus köylüsü

MÜKEBBİR : Ottoman Turkish

" tekbir getiren, ""Allahuekber"" diyen."

MÜKEDDER : Ottoman Turkish

kederli, acılı

MÜKELLEF : Ottoman Turkish

yükümlü, yüklenmiş, aşırı süslü

MÜKELLEFİYET : Ottoman Turkish

mükellef olma, yükümlülük, görevli oluş

MÜKELLEFÎN : Ottoman Turkish

mükellefler, yükümlüler

MÜKEMMEL : Ottoman Turkish

ergin, tamam, olgun

MÜKEMMELEN : Ottoman Turkish

mükemmel bir biçimde

MÜKEMMELİYET : Ottoman Turkish

mükemmellik, tamamlık

MÜKEMMİL : Ottoman Turkish

tamamlayıcı

MÜKERREM : Ottoman Turkish

kerîm olan, kendisine değer verilen, saygıdeğer

MÜKERRER : Ottoman Turkish

tekrarlı

MÜKERREREN : Ottoman Turkish

tekrar tekrar

MÜKESSER : Ottoman Turkish

çoğaltılmış

MÜKEVVENÂT : Ottoman Turkish

yaratılmışlar

MÜKEZZİB : Ottoman Turkish

yalanlayan

MÜKREH : Ottoman Turkish

zorlanan

MÜKRİM : Ottoman Turkish

ikram eden

MÜKRİMANE : Ottoman Turkish

ikram edercesine

MÜKTESEB : Ottoman Turkish

kazanılmış

MÜKÂBERE : Ottoman Turkish

münakaşada ağız kalabalığı ile karşısındakini yenmeye çalışma, yanlışta direnme, büyüklenme

MÜKÂFÂT : Ottoman Turkish

ödül