Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜKÂFÂTEN : Ottoman Turkish

ödül olarak

MÜKÂLEME : Ottoman Turkish

konuşma

MÜKÂTEBE : Ottoman Turkish

yazışma

MÜKÂŞEFE : Ottoman Turkish

sırların açılması

MÜLEVVEN : Ottoman Turkish

enkli

MÜLEVVES : Ottoman Turkish

kirli, pis, bulaşık

MÜLGA : Ottoman Turkish

kaldırılmış

MÜLHAK : Ottoman Turkish

katılmış

MÜLHEM : Ottoman Turkish

ilham olunmuş, kalbe doğmuş

MÜLHEMANE : Ottoman Turkish

ilham alarak, ilham olunurcasına

MÜLHİD : Ottoman Turkish

dinsiz

MÜLHİK : Ottoman Turkish

ekleyen

MÜLHİM : Ottoman Turkish

ilham eden

MÜLK : Ottoman Turkish

mal, sahip olunan şey

MÜLKİYE : Ottoman Turkish

ülkenin idaresi için çalışanların bulunduğu daire

MÜLKİYET : Ottoman Turkish

mal sahipliği

MÜLSAK : Ottoman Turkish

yapıştırılmış, bitiştirilmiş

MÜLTEBİS : Ottoman Turkish

karıştırmış, yanılmış

MÜLTECİ : Ottoman Turkish

iltica eden, sığınan

MÜLTEFİT : Ottoman Turkish

iltifat eden, iyi davranan

MÜLTEFİTANE : Ottoman Turkish

iltifat ederek, iyi davranarak

MÜLTEHAB : Ottoman Turkish

yaralı, iltihaplı

MÜLTEKA : Ottoman Turkish

kavuşma yeri, kavşak

MÜLTEKİT : Ottoman Turkish

yerden alan

MÜLZEM : Ottoman Turkish

ilzam edilmiş, susturulmuş