Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜMÂNEA : Ottoman Turkish

karşılıklı engelleme

MÜMÂRESE : Ottoman Turkish

uzmanlaşma

MÜMÎT : Ottoman Turkish

ölümü yaratıp öldüren Allah

MÜNAKKAŞ : Ottoman Turkish

nakışlı

MÜNAVEBE : Ottoman Turkish

nöbetleşme

MÜNAVEBETEN : Ottoman Turkish

nöbetleşe, sırayla

MÜNAZIR : Ottoman Turkish

tartışmacı

MÜNBAİS : Ottoman Turkish

ileri gelen, çıkan

MÜNBASIT : Ottoman Turkish

yayılan, genişleyen

MÜNBİT : Ottoman Turkish

verimli

MÜNCELİ : Ottoman Turkish

parlayan

MÜNCELİB : Ottoman Turkish

celbedilen, çekilen

MÜNCEMİD : Ottoman Turkish

donmuş

MÜNCER : Ottoman Turkish

sürüklenen, sonuçlanan

MÜNCEZİB : Ottoman Turkish

çekilen, cezbedilen

MÜNCEZİBANE : Ottoman Turkish

cezbedilircesine, çekilircesine

MÜNCÎ : Ottoman Turkish

kurtarıcı

MÜNDEFÎ : Ottoman Turkish

defetme, giderme

MÜNDEMİC : Ottoman Turkish

içine bırakılmış

MÜNDERECÂT : Ottoman Turkish

içindekiler

MÜNDERİC : Ottoman Turkish

içine konulmuş

MÜNDERİS : Ottoman Turkish

izi kalmayan

MÜNEBBİH : Ottoman Turkish

uyandıran, dalgınlıktan kurtaran

MÜNECCEMEN : Ottoman Turkish

parça parça, kısım kısım

MÜNECCİM : Ottoman Turkish

yıldızlarla uğraşan, falcı