Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜTEYAKKIZ : Ottoman Turkish

uyanık

MÜTEZELLİL : Ottoman Turkish

alçalan, zillete katlanan

MÜTEZELLİLÂNE : Ottoman Turkish

zelil olarak, alçalarak, zilletini bilip göstererek

MÜTEZELZİL : Ottoman Turkish

sarsılan

MÜTEZELZİLE : Ottoman Turkish

sarsılmış

MÜTEZEYYİN : Ottoman Turkish

süslenen

MÜTEZEYYİNE : Ottoman Turkish

süslenmiş

MÜTEZÂHİM : Ottoman Turkish

kalabalıktan sıkıntı çeken

MÜTEZÂYİD : Ottoman Turkish

artan

MÜTEÂKİB : Ottoman Turkish

takip eden, izleyen

MÜTEÂKİBEN : Ottoman Turkish

hemen arkasından, peşi sıra, daha sonra

MÜTEÂL : Ottoman Turkish

yüce

MÜTEŞEBBİH : Ottoman Turkish

enzeyen

MÜTEŞEBBİS : Ottoman Turkish

teşebbüs eden, işe girişen

MÜTEŞEKKİ : Ottoman Turkish

sızlanan, şikayetçi

MÜTEŞEKKİL : Ottoman Turkish

şekillenmiş, oluşmuş

MÜTEŞEKKİR : Ottoman Turkish

şükreden, teşekkür eden

MÜTEŞEKKİRÂNE : Ottoman Turkish

şükrederek, teşekkür edercesine

MÜTEŞEYYİH : Ottoman Turkish

şeyhlik taslayan

MÜTEŞÂBİH : Ottoman Turkish

irbirine benzer, mânâsı kapalı âyet ve hadîs

MÜTEŞÂBİHÂT : Ottoman Turkish

edebî sanatlarla ifade edilmesi sebebiyle mânâsı kapalı olan sözler, âyet ve hadîsler

MÜTEŞÂBİKE : Ottoman Turkish

irbirine girmiş, örgülenmiş, karışık

MÜTEŞÂİB : Ottoman Turkish

şubelenen, kollara ayrılan

MÜTEŞÂKİL : Ottoman Turkish

şakelce benzer

MÜTEŞÂÂB : Ottoman Turkish

şubelere ayrılan