Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜTTAKİ : Ottoman Turkish

günahtan çekinen, takva sahibi

MÜTTEBİ : Ottoman Turkish

tabi olan, uyan

MÜTTEFEKUNALEYH : Ottoman Turkish

üstünde birleşilen mesele

MÜTTEFİK : Ottoman Turkish

irleşmiş, kendisiyle birleşilen kimse

MÜTTEFİKAN : Ottoman Turkish

hep birlikte

MÜTTEFİKANE : Ottoman Turkish

irleşerek

MÜTTEHEM : Ottoman Turkish

suçlanan

MÜTTEHİD : Ottoman Turkish

irleşmiş, kaynaşmış

MÜTÂ : Ottoman Turkish

haram nikah

MÜTÂLÂÂ : Ottoman Turkish

inceleme, düşünme, okuma

MÜTÂLÂÂGÂH : Ottoman Turkish

inceleme yeri

MÜTÂLÎ : Ottoman Turkish

inceleyen

MÜTÂREKE : Ottoman Turkish

anlaşma

MÜVAZİ : Ottoman Turkish

aynı ağırlıkta, denk, eşit

MÜVEKKİL : Ottoman Turkish

vekil tayin eden

MÜVELLİD : Ottoman Turkish

doğuran

MÜVELLİDE : Ottoman Turkish

doğuran, meydana getiren

MÜVELLİDÜLHUMÛZA : Ottoman Turkish

oksijen

MÜVELLİDÜLMÂ : Ottoman Turkish

hidrojen

MÜVERRİH : Ottoman Turkish

tarihçi

MÜVESSÎ : Ottoman Turkish

genişlettiren

MÜVESVİS : Ottoman Turkish

vesvese veren

MÜVEZZİ : Ottoman Turkish

dağıtıcı

MÜVVELLİDE : Ottoman Turkish

doğurtan

MÜYESSER : Ottoman Turkish

nasip olma