Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
NADDAHATAN : Ottoman Turkish

Püsküren çifte pınarlar

NADH : Ottoman Turkish

Su serpmek, sulamak. Su içip kanmak. * Musallat olanı defetmek. * Suyun feveran etmesi, püskürmesi

NADİ : Ottoman Turkish

"Nidâ eden, haykıran, çağıran. * Halkın, meşveret gibi, birşey konuşmak üzere bir yere toplanmaları. Nitekim İslâmdan evvel Mekke'de Kureyş'in toplandığı meclis binasına ""Darünnedve"" denilirdi. Nâdi; orada ve o gibi yerlerde toplanan heyettir ki; bezm, meclis, mahfil, kongre tâbirleri gibidir. (E.T.)"

NADİB : Ottoman Turkish

Geçmiş. * Hafif adam. * Yas tutan

NADİC : Ottoman Turkish

Olgun meyve. * İyi pişmiş et

NADİD : Ottoman Turkish

Salkımları sık olan üzüm veya muz. * İçi doldurulmuş yastık, minder, şilte gibi şeyler

NADİM : Ottoman Turkish

Nedamet etmiş, pişman

NADİMİYET : Ottoman Turkish

Pişmanlık, nedamet

NADİMÂNE : Ottoman Turkish

f. Pişmanlıkla, pişman olarak, nedamet duyarak

NADİR(E) : Ottoman Turkish

Az bulunan. Seyrek

NADİRE-PERDÂZ : Ottoman Turkish

f. Güzel söz söyleyen

NADİRE-SENC : Ottoman Turkish

f. Nükteli konuşan, güzel fıkralar anlatan, zarif kimse

NADİREDÂN : Ottoman Turkish

f. Zarif, âlim

NADİREKÂR : Ottoman Turkish

f. Nâdir işler ve san'atlar yapan

NADİREN : Ottoman Turkish

Nâdir ve az olarak. Çok aralıklı. Pek az bulunur

NADİRET : Ottoman Turkish

Güzellik, parlaklık, tazelik. * Hoş ve lâtif

NADİRÂT : Ottoman Turkish

Az bulunan şeyler

NADİYE : Ottoman Turkish

Sudan uzak olan hurma ağacı

NADIC : Ottoman Turkish

(C.: Nevadıc) Olgunlaşmış, olmuş, kıvama gelmiş

NAFAKA : Ottoman Turkish

Yiyecek parası. Geçim için lüzumlu olan şey. * Geçindirmeğe mecbur olduğu kimselere veya çocuklarına mahkeme karariyle verilen iaşe parası

NAFAKA : Ottoman Turkish

geçim için gereken para

NAFAKA-İ İDDET : Ottoman Turkish

Fık: Kadının iddeti içinde muhtaç olduğu nafaka. Koca, boşadığı karısını iddeti bitinceye kadar infakla mükellef olduğu için bu müddet zarfındaki nafaka hakkında bu tâbir meydana gelmiştir

NAFAKA-İ MAKZİYYE : Ottoman Turkish

Fık: Hâkim tarafından takdir olunan nafaka

NAFAKAT : Ottoman Turkish

(Nafaka. C.) Nafakalar

NAFATA : Ottoman Turkish

Vücutta çıkan sivilce veya kabarcık