Turkish
PEHNA : Ottoman Turkish
f. Genişlik, enlilik. * Enli, geniş, yaygın
PEHNANE : Ottoman Turkish
f. Beyaz pide. * Bir cins maymun
PEHNAVER : Ottoman Turkish
f. Pek geniş. Pek açık. * Soluk, solmuş
PEHNAVERÎ : Ottoman Turkish
f. Enlilik, genişlik. Vüs'at
PEJGALE : Ottoman Turkish
f. Pay, hisse. * Yırtık, yama
PEJM : Ottoman Turkish
f. Sis, duman
PEJMAN : Ottoman Turkish
f. Pişman, nâdim. * Kederli, hüzünlü
PEJMÜRDE : Ottoman Turkish
f. Dağınık. * Eski, yırtık. * Perişan. * Buruşuk, buruşmuş
PEJMÜRDE : Ottoman Turkish
dağınık
PEJMÜRDE-HAL : Ottoman Turkish
f. Kılığı kıyafeti pejmürde olan, üstü başı pis bir halde bulunan
PEJUH : Ottoman Turkish
f. Araştırma, soruşturma
PEJUHENDE : Ottoman Turkish
f. Gizli şeyleri araştıran. Mütecessis
PEJUHİDE : Ottoman Turkish
f. Çok akıllı, olgun, bilgili
PEJULİDE : Ottoman Turkish
f. Solmuş, bozulmuş, dağılmış, karışmış
PEJVİN : Ottoman Turkish
f. Kirli, pis. Çirkin
PELADE : Ottoman Turkish
f. Fesatçı. Müfsid
PELAS : Ottoman Turkish
f. Çul, aba. * Eski kilim, keçe vs
PELE : Ottoman Turkish
f. Terazi kefesi
PELİD : Ottoman Turkish
f. Pis, murdar. * Rezil ve alçak kimse
PELİTE : Ottoman Turkish
f. Lâmba veya kandil fitili. Fitil. * Yaralarda kullanılan fitil
PELLE : Ottoman Turkish
f. Derece. * Merdiven
PELME : Ottoman Turkish
f. Yazı tahtası
PELUS : Ottoman Turkish
f. Hilekâr. Hile yapan
PELVAS : Ottoman Turkish
f. Yaltaklanma
PENAGÂH : Ottoman Turkish
f. Sığınacak yer. Sığınak. Melce'
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani