Turkish
Turkish
PENAH : Ottoman Turkish
f. Sığınma. Sığınacak yer. Dayandığı nokta
PENAH-ÂVERDE : Ottoman Turkish
f. Sığınmış, iltica etmiş. Mülteci
PENAHENDE : Ottoman Turkish
f. Sığınan, iltica eden
PENAHGÂH : Ottoman Turkish
f. Sığınacak yer, melce
PENAHİDE : Ottoman Turkish
f. Sığınmış, iltica etmiş
PENAHÎ : Ottoman Turkish
f. Sığınma
PENAM : Ottoman Turkish
f. Gizli, saklı. Örtülü
PENBE : Ottoman Turkish
f. Pamuk. * Açık kırmızı renk
PENBEZEN : Ottoman Turkish
f. Hallaç. Pamuk atıcı
PENBEZÂR : Ottoman Turkish
f. Pamuk tarlası
PENC : Ottoman Turkish
f. Beş
PENCAH : Ottoman Turkish
f. Elli. (50)
PENCAHSÂLE : Ottoman Turkish
f. Elli yaşında
PENCGANE : Ottoman Turkish
f. Beşli, beşten ibâret, beş tâneli
PENCİŞ : Ottoman Turkish
f. İncinme
PENCKUŞE : Ottoman Turkish
f. Beş köşeli. Muhammes
PENCPAY : Ottoman Turkish
f. Beş ayaklı. Yengeç
PENCRUZE : Ottoman Turkish
f. Beş günlük. * Süreksiz, pek az
PENCSALE : Ottoman Turkish
f. Beş yaşında
PENCÜM : Ottoman Turkish
f. Beşinci
PENCÜMİN : Ottoman Turkish
f. Beşinci
PENCŞENBİH : Ottoman Turkish
f. Beşinci gün. Perşembe
PEND : Ottoman Turkish
f. Nasihat, vaaz, öğüt
PENDİMİ GUŞ ETTİ : Ottoman Turkish
Nasihatımı dinledi
PENDKÂR : Ottoman Turkish
(C.: Pendkârân) f. Nasihat eden, nâsih. Öğüt veren
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani