Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RECS : Ottoman Turkish

(Recse) şiddetli gök gürültüsü. * şiddetli ses

RECSAN : Ottoman Turkish

Gök gürlemesi sesi

RECÂ : Ottoman Turkish

ümit

RECÛLİYET : Ottoman Turkish

erkeklik

RECÜL : Ottoman Turkish

Yetişkin erkek. Bir işin ehli. Er kişi. Adam

RECÜL : Ottoman Turkish

erkek

RECÜLE : Ottoman Turkish

Giyiniş ve hareketleriyle kendini erkeklere benzeten kadın

RECÜLET : Ottoman Turkish

Erlik, erkeklik

RECÜLİFÂCİR : Ottoman Turkish

günahkâr adam

RECÜLİYET : Ottoman Turkish

Erkeklik, erkek olmak. * Cesâretlilik, erişkenlik

RED : Ottoman Turkish

kabul etmeme

RED' : Ottoman Turkish

Geri verme, reddetme

RED'-İ CEYB : Ottoman Turkish

Mc: İçinden sıkıntıyı atma

REDA' : Ottoman Turkish

Önleme, men'etme, yasaklama

REDAET : Ottoman Turkish

Kötülük, fenalık, bayağılık

REDAH : Ottoman Turkish

(C.: Rudüh) Dolu büyük çanak. * Etli ve şişman kadın

REDANE : Ottoman Turkish

Tentelerin kenarlarında açılan ufak deliklerin yırtılmaması için o deliklere geçirilen mâdeni halka

REDD : Ottoman Turkish

Geri döndürmek, kabul etmemek, çevirmek, def etmek. * Bir şeyin karşılığını icra etmek. * Sözü selâset ve talâkatla eda edemeyip harfleri geri çevirerek konuşmağa sebep olan dilin tutukluğuna denir. * Cerhetmek. * Kötü ve fena şey

REDD-İ CEVAB : Ottoman Turkish

Suâlin cevabını vermek

REDD-İ HÂKİM : Ottoman Turkish

Taraf tutan hâkimi kabul etmeyip reddetmek

REDD-İ KELÂM : Ottoman Turkish

Söze itiraz etme, karşılık verme

REDD-İ SELÂM : Ottoman Turkish

Selâm verenin selâmını almak

REDDET : Ottoman Turkish

Güzellikler arasında nazara çarpan çirkinlik. * Bir defa reddediş

REDDİYE : Ottoman Turkish

Bir mes'ele hakkında zıt karşılık. Cevap. Beğenilmeyen bir şeye cevap vermek

REDDİYE : Ottoman Turkish

ed için yazılan yazı