Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ROMÖRK : Ottoman Turkish

Fr. Denizde veya karada başka bir vasıta tarafından çekilen motorsuz taşıt

ROTA : Ottoman Turkish

Vapur ve gemilerde istikamet yolu. Geminin seyir yolu

ROVELVER : Ottoman Turkish

Fr. (Aslı: Revolver-Lüverver) Tabanca. Küçük silâh. Toplu tabanca. Altı patlar denilen, altı mermi alan tabanca

ROVELVER : Ottoman Turkish

tabanca

RU : Ottoman Turkish

f. Olan, biten manalarında birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Hod-ru: Kendiliğinden

RU (RUY) : Ottoman Turkish

f. Yüz, cihet. Sebep. Çehre

RU' : Ottoman Turkish

Kalb, fuad. Kalbde korku ârız olacak yer. * Zihin ve akıl

RU'B : Ottoman Turkish

Sütün yoğurt olması

RU'BUB : Ottoman Turkish

Zayıf, korkak kişi

RU'Z : Ottoman Turkish

(C.: Erâz) Okun, demirini sokacak yeri

RU-MAL : Ottoman Turkish

f. Yer süren

RU-NÜMA : Ottoman Turkish

f. Yüz gösteren, meydana çıkan. * Yüz görümlüğü

RU-NÜMUN : Ottoman Turkish

f. Meydana çıkan, yüz gösterici

RU-PUŞ : Ottoman Turkish

f. Yüz örtüsü, peçe. * Yüz örten

RU-SİYAH : Ottoman Turkish

f. Kara yüzlü. Ayıbı olan

RU-ZERD : Ottoman Turkish

f. Sararmış, sarı yüzlü

RU-ŞİNAS : Ottoman Turkish

f. Bilen, tanıyan

RU-ŞİNASÎ : Ottoman Turkish

f. Aşinâlık, tanırlık

RUAF : Ottoman Turkish

Burun kanaması

RUAM : Ottoman Turkish

Burun suyu, sümük. * Sakağı (mankafa) hastalığı

RUAMA : Ottoman Turkish

Çekirge çokluğu

RUAT : Ottoman Turkish

(Râî. C.) Çobanlar

RUB : Ottoman Turkish

f. Süpürge. * Süpürme

RUB : Ottoman Turkish

dörtte bir

RUB' : Ottoman Turkish

Dörtte bir. Bir şeyin dört kısmından bir kısmı