Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RUYA : Ottoman Turkish

f. Yerden biten (bitki)

RUYİN : Ottoman Turkish

f. Tunç. * Tunçtan

RUYİN-TEN : Ottoman Turkish

f. Güçlü kuvvetli, tunç vücutlu

RUYİZEMİN : Ottoman Turkish

yeryüzü

RUZ : Ottoman Turkish

f. Gün, 24 saatlik müddet. * Gündüz

RUZ U ŞEB : Ottoman Turkish

Gece ve gündüz

RUZ-EFZUN : Ottoman Turkish

f. Uzun ömürlü

RUZ-İ CEZA : Ottoman Turkish

Kıyamet günü. * Haşir günü

RUZ-İ HAŞİR : Ottoman Turkish

(Ruz-i hesab) Kıyamet günü. * Âhiretteki toplanma günü. Haşir günü. Dirilip toplanıp hesap görülecek gün. (Bak: Yevm)

RUZAA' : Ottoman Turkish

(Razi. C.) Süt emen çocuklar. * Süt kardeşler

RUZAN : Ottoman Turkish

(Ruz. C.) Günler. Gündüzler

RUZANE : Ottoman Turkish

f. Gündelik. Yevmiye

RUZBAN : Ottoman Turkish

f. Kapıcı

RUZBERUZ : Ottoman Turkish

f. Günden güne

RUZE : Ottoman Turkish

f. Oruç

RUZEDÂR : Ottoman Turkish

f. Oruçlu

RUZEGÜŞA : Ottoman Turkish

f. Oruç bozan, oruç açan, iftar eden

RUZEHAR : Ottoman Turkish

f. Oruç yiyen. Oruçsuz

RUZİNE : Ottoman Turkish

f. Gündelikçi

RUZİRESAN : Ottoman Turkish

f. Rızık yetiştiren, rızık ulaştıran, Allah (C.C.)

RUZMERRE : Ottoman Turkish

f. Her günkü. Her günlük

RUZNAME : Ottoman Turkish

Vakit cetveli, takvim. * Günlük gazete, günlük hâdiselerin yazıldığı kâğıt. * Bir meclis veya hey'etin müzakerat proğramı. * Hergünkü gelir ve giderin kaydedilip yazıldığı defter

RUZÎ : Ottoman Turkish

f. Azık, rızık. Nasib, kısmet. * Gündüzle alâkalı. Gündüze âit

RUZÎHÂR : Ottoman Turkish

f. Rızık yiyici. Canlı, mahlûk

RUŞEN : Ottoman Turkish

f. Parlak, aydın. Belli, âşikâr