Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
RUŞENBEYAN : Ottoman Turkish

f. Fasih konuşan. Açık ifadeli

RUŞENDİL : Ottoman Turkish

Kalbi nurlanmış. Kâmil ve çok temiz dindar

RUŞENGİR : Ottoman Turkish

Cilâcı, parlatıcı

RUŞENZAMİR : Ottoman Turkish

Hakikatları bilen. Kalbi, gönlü hakikatlara vakıf olan

RUŞENÎ : Ottoman Turkish

f. Açıklık, aydınlık. * Belli olma

RÂBITA : Ottoman Turkish

ağ, ilgi, irtibat

RÂBITAİMEVT : Ottoman Turkish

ölümü düşünmek

RÂCİ : Ottoman Turkish

geri dönen

RÂCİH : Ottoman Turkish

üstün, seçilen

RÂCİHANE : Ottoman Turkish

üstün olurcasına

RÂCÎ : Ottoman Turkish

ica eden, ümit eden

RÂD : Ottoman Turkish

gökgürültüsü

RÂDD : Ottoman Turkish

(Redd. den) Geri döndüren, reddeden, geri bırakan

RÂDD-ÜS SELÂM : Ottoman Turkish

Başkasının verdiği selamı alan

RÂDDE : Ottoman Turkish

derece, sıra

RÂDMİSÂL : Ottoman Turkish

gökgürültüsü gibi

RÂFİ : Ottoman Turkish

yükseltici, kaldırıcı

RÂFIZÎ : Ottoman Turkish

hak mezheblerden ayrılıp sapan kimse

RÂHİB : Ottoman Turkish

Hıristiyan din adamı

RÂHİBE : Ottoman Turkish

kadın rahip

RÂİC : Ottoman Turkish

sürümlü, revaçta olan

RÂİF : Ottoman Turkish

merhametli

RÂİK : Ottoman Turkish

sade

RÂKİB : Ottoman Turkish

akip, rekabet eden, yarışan