Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SAFF-DERÂNE : Ottoman Turkish

f. Yiğitçesine

SAFF-SAFF : Ottoman Turkish

Dizi dizi. Sıra sıra

SAFF-ZEN : Ottoman Turkish

f. Düşman saflarını vurup yaran yiğitler

SAFF-I EVVEL : Ottoman Turkish

İlk saf, birinci saf. * İlk sahabeler. * Bir hareket ve cereyanın ilk sahipleri

SAFF-ŞİKAF : Ottoman Turkish

f. Düşman saflarını yararak bozan yiğit

SAFFAT : Ottoman Turkish

(C.: Sıfâ-Esfâ-Sufâ) Düz kaygan taş

SAFFAT SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in
suresidir. Mekkîdir

SAFFEYN : Ottoman Turkish

İki sıra. * Muharebede karşılaşan iki taraf

SAFH : Ottoman Turkish

Suç bağışlama, dostluk etme. Günah ve cürmü afveyleme. * Bir şeyin bir tarafı. * Bir şey içirme. * Yüz çevirme

SAFH : Ottoman Turkish

ağışlama

SAFHA : Ottoman Turkish

Aynı şey üzerinde görülen değişik hâllerden her biri. * Bir şeyin gözle görülen yüzlerinden her biri. * Kısım. * Bir şeyin düz yüzü. * El ayası. * Bir hâdisede birbiri ardınca görülen hâllerin beheri. * Yazılmış ve yazılabilir sahife

SAFHA : Ottoman Turkish

devre, dönem

SAFİ : Ottoman Turkish

Katışıksız. Temiz, süzülmüş ve temiz. * Bozuk olmayan. Hâlis

SAFİF : Ottoman Turkish

Kuru ot

SAFİH : Ottoman Turkish

Gökyüzü, semâ. * Yassı veya düz olan şey

SAFİHA : Ottoman Turkish

(C.: Safayih) Yüzün derisi. * Kapı tahtası. * Kâğıdın bir tarafı. * Yassı ve düz nesne. * Enli kılıç. (Bu mânâya C: Sıfâh)

SAFİL : Ottoman Turkish

Sefil olan, düşük ahlâklı ve karaktersiz

SAFİLE : Ottoman Turkish

Dip, alt taraf. Bir şeyin aşağısı

SAFİLİYYET : Ottoman Turkish

Alçaklık, aşağılık

SAFİLÎN : Ottoman Turkish

Alçaklar, aşağılar, sefiller. Allah'tan (C.C.) uzak olanlar. * Aşağı taraflar

SAFİN : Ottoman Turkish

(C.: Sâfinât) Cins at. * Üç ayağı üstünde durup dördüncü ayağının tırnağını yerde dikip duran at

SAFİNE : Ottoman Turkish

(C.: Sevâfin) Yel, rüzgâr, riyh

SAFİR : Ottoman Turkish

Islık veya kuş sesi. * İnce ve güzel ses * Tecvidde: Harfin ıslık sesine benzemesidir. Bu vasıfta olan harfler: Ze, sin, sâd

SAFİYE : Ottoman Turkish

(C.: Sevâfi) Toz. * Rüzgâr, yel

SAFİYET : Ottoman Turkish

Saflık, hâlislik, temizlik