Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SAHABİYE : Ottoman Turkish

Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı sağ iken görmüş olan ve mü'mine olarak vefat etmiş bulunan kadın müslüman. (Bak: Ashab)

SAHAD : Ottoman Turkish

Yakmak

SAHAFET : Ottoman Turkish

Zayıflık, bozukluk. * Hafiflik

SAHAİF : Ottoman Turkish

(Sahife. C.) Sahifeler

SAHAM : Ottoman Turkish

(Bir kimse) güneşte yanma

SAHANET : Ottoman Turkish

Kızgınlık, sıcaklık

SAHARİ : Ottoman Turkish

(Sahrâ. C.) Çöller, sahrâlar, kırlar

SAHARÎ : Ottoman Turkish

(Sahrâ. C.) Sahrâlar. Çöller

SAHAT : Ottoman Turkish

(Sâha. C.) Sâhalar, meydanlar, açık yerler, alanlar

SAHAVET : Ottoman Turkish

"Cömertlik, el açıklığı, muhtaç olanlara çok ihsan etmek.(İhsan ihsandır. Eğer nev'e olsa; veya muhtaca ve fakire olsa, sahavet o vakit tam sahavettir. Eğer, millet için olsa, yahut milleti tazammun eden bir ferde olsa güzeldir. Şayet muhtaç olmayan şahsa olsa, şahsı tenbel eder, çingeneliğe alıştırır. Elhâsıl, millet bâkidir, fert fâni. Münazarât)"

SAHAVETKÂR : Ottoman Turkish

f. Eli açık, cömert olan. Herkese ihsan eden

SAHB : Ottoman Turkish

(Sâhib. C.) Yakın dostlar. Sâhipler

SAHB(ET) : Ottoman Turkish

Şarabın kırmızı olması. * Saç kılının kırmızıya yakın olması

SAHC : Ottoman Turkish

Bağırsağın yaş olup cerahat vermesi. * Kaşımak. * Tırmalamak

SAHE : Ottoman Turkish

İnce ve zayıf deve

SAHF : Ottoman Turkish

Süngü demirinin keskin olması. * Soymak. * Yüzmek

SAHFE : Ottoman Turkish

Zayıf akıllılık ve az fikirlilik

SAHH : Ottoman Turkish

şiddetinden kulaklar tutulan çığlık. * Sağlam bir şeyle vurmak. * Cemetmek, toplamak

SAHHA : Ottoman Turkish

Kulakları sağır eden şiddetli bağırış ve çığlık

SAHHAB : Ottoman Turkish

Gürültücü, patırtıcı

SAHHAF : Ottoman Turkish

(Sahf. dan) Eski kitap alıp satan kimse

SAHHAKA : Ottoman Turkish

Sevici kadın

SAHİ : Ottoman Turkish

(Sehv. den) Hata işleyen

SAHİB-FIRAŞ : Ottoman Turkish

f. Hasta. Yatağa düşmüş

SAHİB-HURUC : Ottoman Turkish

f. Ayaklanmış, isyân etmiş, âsi. Ayaklanıp isyân ederek idâreyi ele geçirmiş kimse